Genç erkekleri hep benzettikleri üzre hızlı hızlı soluyup, soğuk soğuk terleyen aygırlara benzetmezdim onu; bir geyiğe, belki bir genç pınara... en çok genç bir yılana, pırıl pırıl derisinin onu hiçbir zaman bırakmayacağına inanan taptaze bir yılan gencine; kav nedir duymamış...
Zehrini her defasında çatallı dilinden korkmadan emdiğim bu yılan gencini evde beslediğimi bizi tanıyan, yolda gören herkes bilir, acır ve şöyle söylerlerdi arkamızdan: “Doğaya aykırı bu birliktelik!”
Tüm dünyanın ikimize, ikimizin arasındaki o dışarıdan anlaşılması güç ilişkiye karşı olduğu duygusuna sebepsizce inanır; eksiklikleri seyrelten, görünmez hale getiren bu çok güçlü duyguyla yüceltirdim ruhumu.