Önemli olan insanların farklı olsalar da birbirini anlamak için çaba göstermesiymiş. Temelde hepimiz insanız ve insan olmanın eşit haklar konusunda yeterli bir sebep olduğu düşünülürse, özen göstermeye ve sevgi vermeye razı olduktan sonra herkes herkesle olabilir.
Erkek çocuk diye dibi düşen kadınlar geliyor aklıma. Bazıları o erkeği o kadar aptalca yetiştiriyor, onu kenarda tutup elinden hiçbir iş gelmeyen, sadece günü geldiğinde damızlık olarak kullanılacak, eşine benzerine az rastlanır, nadide bir eser, bir köşe yastığı, nesli tükenmekte olan bir harika gibi hissettiriyor ki zavallı çocuk yetişkinliğinde penisini halt zannediyor.
Sevişmeyi sevmek ve erkeklerin dilinden konuşmak neden biz kadınların ayıbı olsun ki? Sevişmek, pek çok insan için olduğu gibi benim için de bir yaşama sevinci, bu duygumu yaşarken neden küfür yiyorum?
Sadece sevişmeyi tabu gibi görmeyen biri olmak neden yetmez erkeklere? Bu bir önyargı mı? Sanmam. Biraz fazla istekliysek hemen yaftayı yapıştırıverirler. “Kaltak!” “Orospu!” “Fahişe!”
Evet aykırıyım. Herkes, pek çok konuyu tabu ederken ben, konuşuyor, yazıyor, yaşıyorum. Cinselliğim özgür irademe kalmış bir kavram. Zevk aldığımı, buna önem verdiğimi gizlemiyorum. Ve içim dışımda, gizli ajandam yok.