Yaşadığım ülkeler arasında, bu ayrımcılığın etkilerini en fazla kendi ülkemde gördüm. Bizim kadınımız kültürel olarak erkeğe daha saygılı ama daha dolu. Bazen kin dolu bazen sevgi. Öfke dolu, minnet dolu, sitem dolu, şefkat dolu... Bizim kadınımız kendini yeteri kadar ifade edemediği için patlamak üzere. Dünyanın her yerinde kadın cinayetleri, istismar, kadına uygulanan şiddet var ancak ben buradaki kadar yüksek bir kabulleniş, susma ve biat etme görmedim.
Fazlasını isteyecek olursak, beklenti bizi ne hale sokar, düşünmek bile istemiyorum. Çünkü biliyorum ki yeryüzündeki tüm dengeler fazlasını istemek yüzünden bozuluyor...
Sevişmeyi böylesine bilen erkek sayısı da kadın sayısı da fazla değil. Bu işi yapacaksan hakkıyla yapacaksın. Kendini tüm varlığınla teslim edeceksin partnerine. Erkeğe önemli bir rol düşüyor. Kadın vücudu bir enstrümansa, ondan bir virtüöz gibi nefis sesler yakalamak da, akordu bozuk tuhaf tınılar çıkartmak da mümkün. Bu işi bilerek yapacaksın. Çalışacak, öğreneceksin. Sevişmek öyle tamamen doğaçlama bir şey değil.