"Utanmışlar, Murathan," dedim tatlı tatlı. "Doğru düzgün birbirlerini de göremiyolardı. Zaten aileleri de düşmanmış. Korkmuşlar işte. Az halden anla sen de ya. Düzelt artık şu kaşlarını. Adamlar sevmiş. Ne var?"
"Biz de sevdik!" diye yine yükseldi. "Gidip kaçırdık mı?"
Kendini beğenmiş tavırları, yüzündeki o sinsi gülümseme...
Elmayı sert bir ısırıkla bitirerek, "Belanın teki," diye içimden homurdandım. Bir yandan da kalbimin hala hızlı attığını hissediyordum, bu da sinirimi daha çok bozuyordu.