Ona güvenmiştim, o kendine güvenmediği zamanlarda bile.
Onu sevmiştim, o bana sevgisini göstermediği zamanlarda bile.
Ona aşık olmuştum ve ona bunu söylemiştim, o bunu söylemezken bile.
Ben aslında bütün yollarımı onunla inşa etmiş, en çok onun anlattığı masallara inanmıştım.
Defalarca onun beni terk edeceği anı düşünmüştüm. Her seferinde kalbimde bir katran kaynayıp durmuştu, ihtimallerden kaçarken bile ölmeyi dilemiştim fakat şimdi, o noktada olan bendim.
"Flaş flaş flaş," diyen Mutlu gülüyordu. "Bartu Sarca ve Yankı Jack Smith Sarca'ya öpüşme şoku! İkisi de mal gibi ortada kaldılar, Lal ve Helin hayatlarına mutlu mesut devam ettiler."
"Bu ev bana çaresiz hissettiriyor," diye fısıldadığında başparmağı alt dudağımda gezindi. Gözleri gözlerimin içine bakarken ben de ona biraz daha yaklaştım ve burunlarımız birbirine değecek kadar çok yaklaştı. "Ama," dediğinde nefesi dudaklarıma çarptı, kalbim tekledi; ellerim ve dizlerim daha fazla titredi. "Sen yuvasın, bana çaresiz hissettirmiyorsun."