Birçok özellik, uygulama eklendi; günden güne hafzası ve yapay ze-
kası artıldı. İinsanlar kendilerini daha rahat ve güivende hissetsinler
diye tuşlar aradan çekildi, parmaklar ekranlara dokunur oldu. insanla
telefon arasında bir bag kuruldu. Telefona güvendi insan. Peki, tele-
fon ne kadar masumdu ve güvende idi?
İnsan nefsini hesaba çekmez ve işledigi kusurlan görmemezlikten gelirse,
günah işlemeye cesareti artar, sonra da önine gecemez. Belki yapilan her
kötü sey için nefsi cezalandırmak gerekir. Eger şüpheli bir sey yemiş ise,
onu aç birakmalı, namahreme bakmışsa aglayıp dünyaya bakmamalıdır.
Geçmiş büyüklerimiz böyle yaparlardi. Ebu T
alha (r.a.) hurma bahçesinin
yanında namaz kılarken, bahçenin güzelligini diişünerek kaç rekat namaz
kıldigıı unuttu. Bu gafletinden dolayn bahceyi fakirlere sadaka olarak
verdi. Nefse seve seve ibadet yaptırmayı beceremeyen kimse, cok severek
yapanın yanına gitmelidir. Onun zevkle ibadet yaptıgın görünce, kendisi
de alişir. Böyle birini bulamayanlar, onların hikayelerini okusunlar
(Kimyayı Saâdet, İmam-1 Gazâli)
Eğer niyetimiz gerçekten iğneyi bulmak ise samanlığın karanlığına ve otların batmasına aldırış etmeden iğneyi samanlkta
aramak gerek, aksi takdirde avluda bir ömür geçer de bir iğne
bulunmaz!
"Kulluk, rahatı terk etmektir. Bu dünyada rahat arayan, öbür dünyada rahatı bulamaz. Rahatı bulmak isteyen bu dünyada rahattan vazgeçmeli. Ne de olsa dünya müminin
zindanı, kâfirin cennetidir.