İllallah gerçeğinin dışındaki haller dinin ve Kur'ân'ın sadece dedikodusudur. Zira ilm-i hakikat ve ilm-i tevhid, konuşmaktan ibaret değildir. Bizatihi yaşamaktan ibarettir. Unutmayalım ki nur-i Muhammedi'nin tezahür etmediği hiçbir gönülde, hiçbir mekanda miraç yaşanılmadı, yaşanılamaz da.
Yarın çok geç olabilir. Yarın olur da biz olmayabiliriz. O zaman "gün bugündür, an bu andır" diyeceğiz. Bugün yapılması gerekeni bugün yapmak, bugün yaşamak gayretinde olacağız. Mümin cesaretli, şecaatli, cömert ve ihlaslı olandır. Bu nedenle insan kendi ezeline kendi ebedine ulaşacak, kendi fâniliğinde kendi hiçliğini fehmedecek ki ölmezden önce ölme sırrını yaşasın. “İkra” ayeti tecellileri, hikmetleri okumaktır. Kendini okumak, kendine okumaktır (Bkz. Alak, 1-2).