T. W. Arnold şöyle diyor: "Carlyle'nin dediği gibi, O'nun dini kolay bir din değil. Sıkı bir oruç, yıkanmalar, muğlak ibadet kaideleri, günde beş vakit namaz ve içkiden uzak durma... Bu din, kolay olmayışından dolayı başarıya ulaşmadı."
Gerçekten de öyledir. Örneğin namaz, zaruri olan, sabahın çok erken bir saatinde uyanmayı gerektiren yazın gece geç saatte yatmaya sebep olan ve kışın, öncesinde abdest almayı gerektiren, günde beş defa yapılan bir ibadettir. Bu ibadet, dinin temel emridir. Ben diğer dinlerde, böylesine bağlayıcı bir ibadet bilmiyorum. Ya da yazın on beş saatin üzerinde aç susuz kaldığınız bir aylık bir oruç ibadeti, Hristiyanlık ya da diğer dinlerle karşılaştırıldığında oldukça zordur.
Ayrıca farzların dışında, hayatın bütününü kuşatan sünnetlerle hedeflenen ibadet düzeyi, sınırsıza yakındır. Bunun dışında içki, kumar vb. keskin haramlar da pek çok dinde bu derece net değildir.
Bu yüzden kendi delillerinizi çıkarmak için Kur'an ve hadis okumanıza ve bu bakış açısı ile tefekkür etmenizi tavsiye ediyoruz. Burada saymadığımız ve siyaseten açıklanamayacak tüm mükellefiyetler, Nebi'nin (s.a.v.) iddiasında samimi olduğunu ve gerçekten kendisinin de inandığını gösteren delillerdir.
Tüm bu mükellefiyetlerle -haşa- bilerek yalan söyleyen bir yalancı peygamberin gözettiği siyasi maksat ne olabilir?