Gözüm seni ararken hep,
göğsümde dinmez bir ağrıyla
seni ararken bana vaad edilenler hep ardımda.
Koşarken, tam yakaladım derken seni,
beni benden koparan uçurumun kıyısında
sensizliğin varlığıyla kalakaldım.
Ne dinmek bilmeyen arzuymuş bu…
Son dileğimin, yine de seni görmek olduğunu
o zaman anladım.
Ellerim buz kesmişken ayazın soğuğundan,
senin yokluğun kadar üşütmediğinde
bendeki sen çıkmazını daha iyi anladım.
İçimin yangınını senin gülüşünle söndürmek varken,
yokluğunla armağan ettiğin
benim payıma düşen gözyaşlarıyla
ağlayarak bir nebze dindirdiğimde
Sendeki beni daha iyi anladım.
Sendeki beni,
hep seni arayıp bulamadığımda,
avucumda hayal kırıklıklarıyla
yine sana olan inancımı pekiştirmek için
kalbimi dağlarken bulduğumda anladım.
Ve sana en çok ihtiyaç duyduğum an,
tüm bedenim senin arzunla kavrulurken
beni hayalinden bile mahrum bıraktığında,
kırgınlığın dipsiz kuyularına düştüğümde
sendeki benin yokluğunu anladım.
Sana olan üzüntümü yediremeyip
Canıma kast ettiğim o anda ben beni sendeki benim hiçliğiyle tanıdım
ve bu aşkın