Sevgi gibi yas da çevremdeki insanları, monden yaşamı ger- çekdışılıkla, tedirginlikle çarpar. Ben çevremdeki insanlara di- reniyorum, benden istediği şeyden, istediğinden acı çekiyorum. Çevremdeki insanlarla ilgili şeyler üzüntümü, duygusuzluğu- mu, şaşkınlığımı, öfkemi, vb. artırıyor. Çevremdeki insanlar beni çökertiyor.
"Güzellik bizim hayal ettiğimiz şeyin en üst derecesi gibi bir şey değildir, gözümüzün önündeki soyut bir tip değildir, tersine gerçeğin bize sunduğu, hayal edilmesi olanaksız yeni bir tiptir."
[Aynı biçimde: Benim kederim acının, terk edilmişliğin, vb'nin en üst derecesi gibi bir şey değil, üstdil ile ulaşılabilecek soyut bir tip gibi bir şey değil de tersine yeni bir tip, vb'dir]