Aciziyetinin sirayet ettiği etten bedende takılı kalan bir ruhun temsiliyim. Her zerresine ağırlık çökmüş ve olabildiğince yavaş. Her hecesi amansız bir sessizliğe gider gibi, hiç. Ait olmadığı bedenin verdiği yalnızlıkla takılıp kalmış dört duvarına. Tavanı ondan gizler gökyüzünün en açık izlenimini. Zemini yansıtır durur iğrenç bedenini. Bir hiçlik halidir dolanıp durur hissiyatsızlığın doruklarında. Ölüm mü onu bekler o mu ölümü bekler, anlamsız. Aciziyetinin varlığı, hecelerinin sessizliği, dört duvarı kadar anlamsız. Ancak anlamsızlığın anlam kazanacağı en güzel yerdi kendisi, bu kadarı kâfı. Bir kabulleniş, acı bir haykırışı bastırır.
ehven