Welat Malgir

Bir psikiyatrist: “psikiyatriste gercek hastalar gitmez, gercek hastaların hasta ettikleri kişiler gider” demişti. Bu yüzden Gibson’u dinlemekte fayda var: “ kendinize depresyon ya da itibar kaybı teşhisi koymadan önce çevrenizdekilerin aşağılık insanlar olmadıklarından emin olun.”
Reklam
Bence okullarda yapılan en büyük yanlış, çocukları korkuyla motive ederek birşey öğretmeye çalışmaktır. Not alma korkusu, sınıfta kalma korkusu gibi. Bir konuya ilgi duyarak öğrenmek ile, korku ile bir şeyi öğrenmek arasında nükleer bir patlama ile bir kıvılcım kadar fark vardır..
Ne bir şey inşa etmeyi biliyoruz ne heykel yapmayı ne de resmi; müziğimiz iğrençlik, bu nedenle eski anıtları yıkmak yerine restore ediyoruz ve bu nedenle bütün üslupların koruyucusu kesiliyoruz. ... bizim en berbat düşmanımız bizi yöneten efendilerdir. Efendilere köle gerekir, köleler ne kadar çoksa efendiler de o kadar çok zenginleşir, yeter ki kadınlar doğursun ve çocuklar doğsun, gerisi vız gelir onlara, nüfusun azalması onların yıkımı olacağından evrenin parçalanmasını tercih ederler... Dillerimiz yozlaşıyor, en güzel diller çirkinleşiyor, en iyi işitilenleri anlaşılmaz oluyor, şiir öldü, düzyazı kaos ile yavanlık arasında seçim yapma durumunda. Sanatlar yok olalı kaç kuşak geçti, en ünlü sanatçılarımız gelecekte küçümsenecek hokkabazlara benziyorlar. Yeni bir vahye ihtiyacımız var, bu arada, öncekiler hükümsüz kaldı, hatta daha kötüsü, kargaşanın kaynağı bunlar. Bizler artık bir sistemin kandırdığı kurbanlarız, çıkarlarımız konusunda bizi aldatıyor ve bizi kendi çıkarlarına kurban ederken bizim de çıkarımız olduğu konusunda bizi ikna ediyor. Böylece hepimiz iyi bir şey yaptığımızı sanıyoruz ve birbirimizle yarışırcasına kanıyoruz, ödülümüz ise delilik, içinde yaşadığımız atmosfer aptallık, bu atmosferde birinci görevimiz cahillik sanki.
Kentler, insan türünün cehennemidir.
“Olabildiğince az şey dilemek ve çok şey öğrenmek istiyorum”