“Yönetilmek; ne hakkı ne kerameti ne de iffeti olan yaratıklar tarafından izlemek, soruşturulmak, gözetlenmek, yönlendirilmek, yasalara uydurulmak, düzene sokulmak, kapatılmak, telkinlere ve vaazlara maruz kalmak, denetlenmek, yorumlanmak, değerlendirilmek, sansüre uğratılmak ve komuta edilmektir.”
“Yönetilmek; kişinin her hareketinden, her eyleminde ve yaptığı her işlemde, mimlenmesi, kaydedilmesi, nüfus sayımına tabi tutulması, vergilendirilmesi, patenti alınması, yetkilendirilmesi, müsaadeye tabi kılınması, tavsiye edilmesi, doğru yola sokulması ve düzeltilmesi anlamına gelir.”
“Hükümet, haraca bağlamak, terbiye etmek, fidye ödemeye mecbur bırakmak, sömürülmek, tekelleştirilmek, gasp edilmek, baskı altına alınmak, gizemleştirilmek, soyulmak anlamına gelir; butun bunlar kamu yararı ve halkın çıkarları için yapılır.”
“Daha sonra, ilk direniş belirtisi ya da şikayet sözcüğünde, kişi baskı altında alınır, para cezasına çarptılır, hor görülür, tedirgin edilir, takip edilir, apar topar alınıp götürülür, dövülür, boğularak idam edilir, hapse atılır, vurulur, makineli tüfekle taranır, yargılanır, hüküm giyer, sürgüne gönderilir, kurban edilir, satılır, ihanete uğratılır ve üstüne üstlük bir de küçük düşürülür, alay edilir, kızdırılır ve onuru kırılır”
Hükümet işte budur; onun adaleti de ahlakı da budur!