"Rüya ile ilgili hayallerin var mı?"
"Dalga mı geçiyorsun? Onunla ilgili milyonlarca hayalim var."
"Peki, şuan için en çok hangisini gerçekleştirmek isterdin?"
"Bu durumda bir şey söylemek zor. Sanırım şu an onunla evlenecek kişi olmak isterdim."
"Diyelim ki onunla evlendin. Sonra ne isterdin?"
"Birlikte söyleyebileceğimiz bir şarkımız olsun isterdim."
"Başka?"
"Dolabımda o giydiği için kokusu üzerine sinmiş gömleklerim olsun isterdim. Lavabomda onun da ellerini yıkadığı bir sabunum olsun, yatağımda onun yüzüne dokunmuş yastıklarım olsun isterdim. Her doğum gününde pastasının üzerindeki mumlara üflerken, beni dilesin isterdim. Onun istediği tek şey olmak isterdim."
Belki de boşuna uğraşıyordum. Zaten yaşanacak bir şeyi değiştirmem mümkün değildi. Bu tıpkı geçmiş zamana yolculuk yapmak gibiydi. Hatalarınızı düzeltemezsiniz. Bazı şeylerin mükemmel olması için kusura ihtiyacı vardır.
"Merhaba, şiirden kadın. Bugün; seni okumayı ne kadar çok özlediğimi fark ettim. Fakat sana özledim diyemedim, yutkundum. Düşündüğüm tek şey gözlerindi. Çünkü sana baktığımda kendimi görmekten daha güzel bir şey yok. Biliyorum, gitmekle büyük aptallık ettim. Yine de benim olmasını istediğim insan için savaşmaktan vazgeçtiğimi sanma. Artık karşında imkânsızlıklara direnen birisi duruyor. Biz olmalıyız Rüya. Biz; içinde sen ve ben olunca, ne güzel bir kelime. Senden sadece küçük bir şans istiyorum. Her şeyi düzeltebilmem için bir şans istiyorum. Bu gece, evinizin önünde seni bekliyor olacağım. Belki birlikte yürürüz."