Yaşamla ilgili düşüncelerin en azından yaşamın kendisi kadar ağır olduğunu anlamaya başladığımda, kimi zaman birlikte çalıştığım, inadına sabırlı insanlara karşı ruhumda bir nefret patlaması oluyordu. Onların sabretme yetenekleri, sarhoş patronun yarı akıllı alaylarına karşı gösterdikleri uysal umutsuzluğu özellikle canımı sıkıyordu.
Gelgelelim, çekingen, ürkek biri olmasam, telaşlı bir merak hastalığım olsa, üstelik her şeyi, nasıl olursa olsun, hemen öğrenmeyi istesem de, onunla tanışmaya cesaret edemiyordum. Bu özelliğim herhangi bir şeyle meşgul olmamı hayat boyu engellemiştir.