Değerli 1000Kitap Ahalisi,
Akışta karşıma çıkan "Kadın evde oturmalı, çalışmamalı, sadece eşine hizmet etmeli" zihniyetindeki bir iletiye karşı sessiz kalmak mümkün değil. Kadını sadece dört duvar arasına bir erkeğin hizmetine sığdırmaya çalışan bu bakış açısını esefle karşılıyorum.
Kadın, bir erkeğin hayatını kolaylaştırmak için var olan bir "hizmet elemanı" ya da korunmaya muhtaç "zayıf" bir varlık değildir. Kadın; aklıyla, ruhuyla, şefkatiyle ve muazzam iradesiyle bu dünyayı güzelleştiren, hayatın bizzat kendisini doğuran en değerli varlıktır.
Onu "naif" diyerek küçümseyenler yanılıyorlar kadının zarafeti zayıflığından değil asaletindendir. O zarif duruşun arkasında, hem dışarıda üretip dünyayı değiştirecek hem de yuvasına can verecek sarsılmaz bir güç yatar.
Kadını eve hapsetmeye çalışarak toplumun yarısını karanlıkta bırakamazsınız. Şunu herkes aklına kazısın: Kadın kendi sınırlarını kendisi çizer. İstediği her alanda var olur ve kafasına koyduğu her şeyi başarır.