Çok isteyip azıyla yetinmen bir uzlasmadir. Burada, bilinçli olarak isteklerinin bir bölümünden vazgeçmek vardır: Özveri.
Özveri, senin kendinle uzlaşmandır. Arzularına gem vurmak için isteklerini isteyerek sınırlayabilmen, azaltmandır.
.....
Tevekkül ile kanaatkâr olmayı birbirine karıştırmazsan, nicelik olarak az istemen, ama bunların gerçekleşmesini Çok istemen, elde edilmelerini güvence altına alır.
İster istemez, herkes eski bildiğini ya da bildiğini sandığını sorgulayarak mücadeleye devam etmek zorunda. Böyle bir durumda, genel kültür eksikliğini dogmaları değil gerçek bilgileri öğrenerek tamamlama artık bir hayal olmaktan çıkıyor.
Düşünce "üretir"sin... Düşünce üretmek? Tamam da, üretimin olduğu yerde " tüketim " de vardır. Doğrusu, üretim aslında tüketim için yapılır. Düşünce tüketimi?
Düşünce birikimi, düşüncenin -tükenmesi değil!- tüketilmesi ile sağlanır.
Düşüncenin tüketilmesi, onun kullanılması, yaşatılması, aynı zamanda başka biçimlerde türetilmesidir.
Ve ondan başka düşüncelerin üretilmesidir.
Tecrübeli kişi, eskiden edindiği tecrübeleri tekrar etmek ister. O zaman tarihi tekerrür ettirmeye çabalamış olur. Tarih tekerrür etmez. Tek başına tecrübenin hiç bir yararı yoktur, hatta zararı çoktur. Tecrübe ancak ve ancak, yaratıcılıkla ve yeni koşullara uyum yeteneğiyle anlam kazanır. Tecrübe, eskiyi yeniden yaşatmakta değil, yeniyi yaratmak için eskiden yararlanmakta bir anlam kazanır.