İlkbaharı bekliyor musun, gelmeden getiriyor musun? Çünkü beklerken alışmak, bekleme alışkanlığı yaratır; ki bu da muhafazakârlığın bir başka çeşidi... Öyle olmak istemiyorsan kuralsızlığın ortasına aykırı kuralını yazabilirsin: "Uzlaşmacılık" Bir kötü nitelemedir, akla hep düşmanla uzlaşmayı getirir. Ama sen, sen ol uyumaktan kork, uzlaşmaktan korkma. Uzlaşma bir zorunluluk olduğu zaman hemen sor: Kim ile ve ne ile?
( Yenilmek başka, yenik düşmek başka... Yenik düşmek, "düşmek "tir; daha da kötüsü düşüp de kalkmamaktır.
....
Yenik düşmeyen, yenilen ama düşmeyen, yenildiğini bilen, düşen ama ayağa kalkan, isyan edendir.
Çünkü ölümü önüne koyabilmen için hiç de cesur olman gerekmez. Tersi doğrudur: Yaşamak cesarettir. Cesur insan yaşadığının bedelini ödeyerek ve onun ayrımında olarak "yaşayan " insandır. "Ölü" nün korkağı cesur olur mu hiç? Ölüm sözcüğü ancak felsefî içeriğiyle önem taşır; sırf yaşamanın diyalektik karşıtı olduğundan...
...tecrübe argümanı, yaşı ilerlemiş olanların arkadan gelen gençlere karşı kullandıkları bir korku silahıdır.
....
Oysa bazen tecrübesizlik, sorunların çözümünde insana entelektüel bir tazelik veriyor.