Bu kraliyet cephelerini nasıl bir utancın ve yoksunluğun kirlettiğini bilemiyorum; duvarların adeta cüzzamlı olduğu söylenebilir. Camsız pencerelerde bir kürek mahkumunun ya da bir delinin solgun yüzünü yaslandığı iç içe geçmiş kalın demir çubuklar görülür.
Bu hayatın yakından görünüşüdür.
“....bütün dinlerin tıpkı bir zamanlar yeni dünyaları keşfetseler de şimdi limanlarımızda çürüyen o eski gemiler gibi ağaç kurtlarının saldırısına uğramasına...”
İçli şair: ben ılımlı bir romantiğim. Duygulara hitap ederim. Mısralarımın kanlı, ürkütücü değil, yumuşak, düşsel, melankolik olmalarını isterim. Felaketleri gizlerim. Deli, hayal güçleri taşkın insanlar olduğunu bilirim...