Pozitivizm hiç bir zaman Martin Eden’i, Arturo Bandini’yi, Sefilleri, Raskolnikov’u yazamaz,
Paris’te ressamların neden bir tepede toplandığını açıklayamaz,
Sainte-Chapelle’i tekrardan inşa edemez,
Hayatta üç kez aşkı yaşamış birisine bir dördüncüyü yaşatamaz.
Evet, belki Niagara Şelalesi’nden akan suyun kaç metreküp olduğunu, yıllık dalgalanmasını ölçebilir ama size onun serinliğini, ihtişamını,
yarattığı heyecanın tarifini yapamaz.
Pozitivizm bir kadının nasıl hamile kalacağını, çocuğun nasıl ve ne zaman doğması gerektiğini açıklayabilir ama size bir annelik hissini açıklayamaz.
Size gelip de Auguste Comte diye bağırır,
Ama Nietzsche, Schopenhauer diyemez.
—Markos