Meral

Meral
@Marry_21
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 01:43
Kitabın başlangıcı benim için epey zorlayıcıydı. Yazarın yoğun betimlemeleri, okura hayal alanı bırakmaktan ziyade kendi zihnindeki dünyayı dayatıyor gibiydi. Ayrıca geçmişe dönüşlerle kurulan anlatı yapısı, yer yer anlatının ritmini düşürdü ve okuma keyfini azalttı. Ancak hikaye esas eksenine oturduğunda metin akmaya başladı; özellikle “işte şimdi” dedirten bölümlerde anlatı gücünü hissettirdi. Final ise tüm bu dağınıklığı unutturacak kadar etkileyiciydi. Genel olarak bakıldığında, güçlü bir sonla toparlanan, ortalama bir okuma deneyimi sunduğunu söyleyebilirim.
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,850 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·488 syf.··
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 02:10
Müslümanların sokağa çıkmaya dahi çekindiği, işgal altındaki İstanbul’da bir Müslüman kadının sahneye çıkma cesareti, başlı başına imkânsızlığa meydan okumaktır. Kitap, Afife Jale’nin bu meydan okuyuşunu yalnızca tarihsel bir gerçeklik olarak değil, içsel bir tutku ve inanç yolculuğu olarak ele alıyor. Onu ayakta tutan tiyatro aşkı, sarsılmaz iradesi ve annesinin koşulsuz desteği, anlatının duygusal omurgasını oluşturuyor. Savaşın gölgesinde, kocasını geride bırakıp kızının geleceğine inanan ve onun arkasında duran bir annenin varlığı, metne sessiz ama güçlü bir direniş duygusu katıyor. Yazar, dönemin zorlu koşulları altında tiyatronun gelişimi için emek veren sanatçıları, oyuncuları ve izleyicileri büyük bir canlılıkla resmediyor. Afife Jale’nin hedeflerine doğru kararlı yürüyüşü ile dönemin insanlarının kültürü ve yaşam tarzı iç içe geçerek anlatıya derinlik kazandırıyor. Bu bütünlük, okuru yalnızca bir hayat hikâyesine değil, işgal altındaki İstanbul’un sokaklarına da davet ediyor. Afife’nin özgüveninin kökeninde, doktor paşa olan dedesinin sanata ve tiyatroya duyduğu ilginin payı olabilir; sanatla iç içe büyümenin ona verdiği cesaret hissedilir. Ancak kitap, aynı zamanda şu soruyu da sezdiriyor: Tiyatrodan tamamen uzak bir ailede doğmuş olsaydı bile, Afife yine Afife olur muydu? Anlatı, bu soruya kesin bir yanıt vermeden, onun kişiliğinin kaderden çok karakterle şekillendiğini hissettiriyor. Eserin dili son derece akıcı; anlatım ne ağırlaşıyor ne de yüzeyselleşiyor. Okur, satırlar ilerledikçe kendini İstanbul sokaklarında Afife Jale ile yan yana yürürken buluyor. Kitabın en güçlü yanı da tam olarak burada ortaya çıkıyor: Tarihi bir dönemi ve öncü bir kadını anlatırken, okuru duygusal olarak metnin içine çekmeyi başarıyor.
Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife JaleOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20193,621 okunma