Kitabın özenle hazırlandığı belli. Güzel konulara değinilmiş, olayları açıklarken konudan sapmadan ve karıştırmadan düzgün bir üslup kullanılmış.
Ben kitabı çok beğendim. Aslında bu tarz kitaplar okumaya başlamamın asıl sebebi Abdullah Çatlı'nın ölümü yani Susurluk kazası ( suikasti ) araştırmaktı. Sahafta dolaşırken bu kitabı gördüm ve zaten listemde olduğu için alıp okumaya karar verdim. İyi ki okumuşum. Susurluk benim için hâlâ büyük bir merak ve araştırma konusu olsa da bu kitap beni"Yeşil"e de yönlendirdi.
JİTEM'i, abdullah öcalana yapılması planlanan suikastleri, dönemin siyasetini ( çok olmasa da ) Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın yaşantısını gerçekten çok güzel anlatmış.
Evet zamanında Yeşil'in de yanlışları olmuş ama bunlar onun vatan haini olduğunu göstermez. Benim kanaatimce Yeşil vatanını seven iyi bir adamdı. Öldü mü ölmedi mi kitabın sonunda çok açık şekilde söylenmiş ama bana kalırsa orası hâlâ muamma.
"Vatanını en çok sevene en pis işi yaptırırlar."
Burada suçlu kim ? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağlarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nın kucağına atanlar mı ?