Kitap konu olarak da anlatım olarak da çok akıcıydı. Oturulsa bir günde rahat bitebilirdi. Ben çok beğendim gerçekten toplumu ve insanın düşünce yapısını çok güzel anlatmış. Okurken her anlatılan kişide kendinizden bir parça bulabiliyorsunuz. Bu da aslında birbirimizden çok farklı olmadığımızı gösteriyor. Belli ortak noktalarımz olsa da hepimiz kendi içimizde farklı bir dünyayız ve kimse kimseye uymaz. Kitapta da zaten bunun eleştirisi var. Belli kalıplara uy ve tekdüze yaşa yoksa dışlanırsın. Hâlbuki insan kendi içindeki dünyayı keşfedebilmeli, kendi sınırlarını kendi belirlemeli, ne istiyorsa yapabilmeli herhangi bir baskı ya da yönlendirme altında kalmadan. Ama bunu yapamıyoruz. Hepimiz hayatımızda "normal insanlar" gibi olmak, güzel bir gelecek inşa etmek için kendimizden ödün veriyoruz, kendi düşüncelerimizi çoğu zaman görmezden geliyoruz. Güya daha iyi bir gelecek için. Peki sonuç ? Başarılı ama mutsuz, gelecekten umutsuz, birbirine benzeyen insan yığınları.
Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak, toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını merak etmezler. Bunları kabullenirler.
Düşünceler kafanıza üşüşmeyi sürdürecektir ama onları bir kenara itmeye çalışın.İki seçeneğiniz var : ya zihninizi denetleyeceksiniz ya da zihninizin sizi denetlemesine izin vereceksiniz.