Modernleşmenin bir hedefi, kilise ve devlet arasındaki siyasal düzeydeki ayrıma koşut olarak kilisenin alanının bir yandan genel olarak entellektüel etkinlik ve bilimden ( bilginin en geniş anlamında) öte yandan da ilahiyattan ayrılmasıdır. Sekülerleşme, dini inancın terk edilmesi değil, " din"in "kendi" alanı kapatılması olarak yorumlanır. Tanrı ölmemiştir, ama kendi mekanında, Tanrı kentinde yaşamaktadır.