"Arazim ancak yirmi dönüm," diye yanıtladı Türk, " çocuklarımla birlikte eker biçerim, çalışma üç büyük kötülüğü uzak tutar: can sıkıntısını, kötü huyları ve yoksulluğu."
Yüzlerce kez canıma kıymanın eşiğine geldim fakat yine de seviyorum hayatı. Bu gülünç zaaf belki de en vahim eğilimlerimizden biridir; biteviye yere çalmaya can attığımız bir yükü daima taşıma arzusu, varlığından iğrenmek ama yine de yapışmak o varlığa, velhasıl, bizi yutmakta olan yılanı, kalbimizi kemirinceye değin okşamak...Bundan daha aptalca bir şey olabilir mi?