Bana göre cesaret; korksanız da, dizleriniz tir tir titrese de, kalbiniz deli gibi atsa da bir adım öne çıkabilmektir. Yalnızca sizin için bir anlam ifade ediyor olsa bile o adımı atmalısınız...
Sayısız insan, sessiz bir ümitsizliğin hakim olduğu hayatlar sürüyor. Başka seçenekleri olmadığını düşünüyorlar. Oysa uyanık ve sağlıklı Ruhlar güneşin pırıl pırıl doğduğunu hatırlar...
Her gün halinden şikayet eden "Sağlıklı Ruhlar" aleminde, travma mağduru bir genç kız, bana geleceğe dair en pırıl pırıl umudu veriyor. Umut etmek için doğru zaman şimdi değilse ne zaman?
Tarihler 1969'u gösterdiğinde, o günlerde İsrail Devleti'nin başbakanı olan Golda Meir hatıralarında bu hadiseyi anlatırken, "o gece gözüme uyku girmedi" der.İsrail Kudüs'ü ele geçireli sadece 1,5 sene olmuştur İslam dünyası gergindir. Yahudilerin, Müslümanlara ait kutsal mekanlara zarar vereceği endişesi hat safhadadır. En sonunda korkulan olur. Peygamber efendimiz(sav) in miraç basamağı yakılır. İsrail başbakanına göre Ertesi sabah İslam dünyası bu acı haberleri sarsılacak, büyük protestolar yapacak, Avrupa ve Amerika nezdinde girişimlerde bulunulacak ve belki de doğu Kudüs yeniden Müslümanların yönetimine verilecektir. Golda Meir, hatıralarının devamında Müslümanlar için son derece acı şu tabloyu aktarmıştır;Ertesi sabah gördüm ki:"İslam dünyasında hiçbir devletin hiçbir gazetesi Bu olaya yer vermemiş!!!"
Hayatını Kudüs'e adamış böyle bir liderin elbette Kudüs'e defnedilmeyi arzu edeceği malumdu. Ancak İsrail buna izin vermeyecekti. Tarihte nice şahsiyetler vardır ki dirileriyle hasımlarını korkuttukları gibi ölüleri ile de korkutmaya devam etmektedirler(Muhammed Emin Hüseyni) İşte bu yüzden mescid-i aksa'ya gelen her ziyaretçi bu gözlerden uzak pencerenin önünden geçerken Muhammed Emin El hüseyni'yi de hatırlamalı onu rahmetle anmalıdır...