Müzeyyen KUTLU

Müzeyyen KUTLU
@MathMuallime
Kerem feyzinden ümit kesme; kerim olan elbette günahları affeder, âşıkları bağışlar. ᭄ꦿ Rabb'inin hatırına sabret. ᭄ꦿ
"Dile gel ey arayan gönül aradığın senden gayrı mıdır? "
Reklam
35. Allah’a tam teslim olmuş erkekler ve Allah’a tam teslim olmuş kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, İslâm’ın emirlerine itaate devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, bütün söz ve davranışlarında dürüst ve yalandan uzak erkekler ve dürüst ve yalandan uzak kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü erkekler ve Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü kadınlar, Allah yolunda muhtaçlara harcamada bulunan erkekler ve harcamada bulunan kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar: işte bunlar için Allah, hem bir bağışlanma hem de pek büyük bir mükâfat hazırlamıştır. İslâm’ın bütün yönlerini hulâsa eden bu âyet-i kerîmeye göre Allah’a kulluk açısından erkek ve kadınlar arasında hiçbir fark yoktur. Hayattaki vazife ve mes’ûliyetleri îtibariyle erkek ve kadınların farklı alanlarda faaliyet göstermeleri, bu gerçeği değiştirmez. Bu vasıflara kim daha çok sahip olursa, o Allah katında daha yüksek bir mevkîdedir. İlâhî taksimat gereği, birisinin ev işlerini yapması, diğerinin de halifelik vazifesini îfâ etmesi, neticeyi değiştirmez.
Eğer kalp, zikri öğrenip yapmaya başlarsa, harama teşebbüs edilmediği takdirde hiçbir şey onu zikirden alıkoyamaz. Zikrettikçe kalbin itminânı artar; itminân arttıkça zikretmek daha keyfiyetli bir haz vermeye başlar. Böylece Allah’ı çok çok zikretme imkânı doğar.
Resûlullah (s.a.s.) ashâbına: “–Size en hayırlı, Allah katında en değerli, derecenizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu haber vereyim mi?” diye sordu. Onlar da: “–Evet, haber ver” dediler. Resûl-i Ekrem de: “–Allah Teâlâ’yı zikretmektir” buyurdu. (Tirmizî, Deavât 6)
Her vesileyle Allah’ı hatırlamanın önemi ve yolunu göstermesi açısından Şeyh Mevlâ el-Kâbî’nin anlattığı şu hâdise pek güzeldir: Bazı insanlar Hz. Mevlânâ’dan kendilerine imamlık yapmasını ricâ ettiler. Zira Allah’tan korkan bir imamın arkasında namaz kılan, Peygamber Efendimiz’in ardında namaz kılmış gibidir. Mevlânâ Hazretleri bu arzuya icâbet edip kimseden işitilmeyen nâdir virtler ve dualar okudu. Onlardan, Hazretin yâdigârı olarak şu on sözü hatırımda tuttum: Her korku için لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ (lâ ilâhe illallah) “Allah’tan başka ilâh yoktur”, Bütün keder ve elemler için مَا شَاءَ اللّٰهُ (maşallah) “Allah’ın dediği olur”, Her niyet için اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ (elhamdülillah) “Bütün övgüler ve yüceltmeler Allah’a aittir”, Her nimet bolluğu için اَلشُّكْرُ لِلّٰهِ (eşşükrü lillah) “Allah’a sonsuz şükürler olsun”, Her şaşılacak şey için سُبْحَانَ اللّٰهِ (sübhânallah) “Allah bütün noksan sıfatlardan uzak ve temizdir”, Her günah için اَسْتَغْفِرُ اللّٰه (estağfirullah) “Allah’tan bütün günahlarımı bağışlamasını isterim”, Her darlık için حَسْبِيَ اللّٰهُ(hasbiyallah) “Allah bana yeter”, Her kaza ve kader için تَوَكَّلْتُ عَلَي اللّٰهِ (tevekkeltü alallah) “Yalnız Allah’a güvenip dayandım”, Her musibet için اِنَّا لِلّٰهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ (innâ lillah ve innâ ileyhi râciûn) “Biz Allah’tan geldik Allah’a dönüyoruz”, Her tâat ve mâsiyet için لَا حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظ۪يمِ (lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm) “Bütün güç ve kuvvet ancak çok yüce ve çok büyük olan Allah’tandır.” (Ahmet Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri, I, 303)
Reklam