Esra

Esra
@Mavera025
Hikmet dediğin, sadefte bir inci. .......
Bazen bir kuş olmak istersin.
"Kalbinde yeşil bir ağaç bulundur, belki şarkı söyleyen bir kuş gelip konar." Bazen bir kuş olmak istersin çünkü gökyüzünün hakimidir kuşlar. Masmavi gökte süzülmek nasıl bir his kim bilir. Keşke anlatsa kuşlar, belki bir gün dinleme fırsatım olur kim bilir. İstediğin yere uçmak, dilediğin yere konmak, en güzel manzaraları en güzel yerden izlemek, durduğun yerde kendin de bir manzara olmak ... Bu yüzden şairlere de çokça ilham kaynağı olmuşlar, adlarına sayısız şiirler, sözler yazılmış. Özgürlüğün, barışın, zarifliğin, narinliğin simgesi kuşlar. Onlar, göğün hava boşluğunda ilâhî emre boyun eğmiş bir halde uçuşan kuşlara bakıp hiç düşünmezler mi? Bunları orada tutan Allah’tan başkası değildir. Elbette bunda iman edecek bir toplum için nice deliller, işaretler vardır.(Nahl / 79) Renk renk, çeşit çeşit kuş türü akıl almaz güzelliğiyle insanı mest ediyor. Her birinin görüntüsü gibi sesi de farklı. Garip değil mi insan aynı sesi sürekli duysa rahatsız olur katlanamaz ama kuş sesi huzur veriyor, dinletiyor kendini. Bunun sebebi Allah'ı zikrediyor olmaları olabilir mi? Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler.” Tirmizî Zühd 33 Ne kadar nasipli kuşlar hem tüm gün dilinde zikir hem de Allah'a tam teslim olmuş, endişesi yok. İnsana bir örnek, bir nasihat aslında kuşlar. Kudüse, kabeye uçan özgür bir kuş olmak. Ah kuş olmak. Gökyüzünde uçan bir kuş olmak.
Kuşlar
Reklam
Dağlar, emanet, insan
Dağın çağrısı heybet, görkem ve bilinmeze doğru bir davet olsa da aynı zamanda insanın imkansızı aşma denemesidir. Dağı aşma fikri insanın kendini aşmasına kapı açar. Bu anlamda dağın bizdeki çağrışımı bütün maddi tezahürlerine rağmen “aşkın” olana bir çağrıdır… Akif Emre Bugünlerde "Tefekkürle bakmak" alışkanlığı edinmeye çalışıyorum. Genel olarak tefekkür etmeye çalışıyoruz zaten ama bunu bir rutin bir alışkanlık haline getirerek yaratılan, gözümüzün gördüğü her şeye daha farklı bakmaya, ufku açmaya çalışmak insanın ihtiyacı olan bir şey. Ruhunu dinlemesine ve etrafa bakıp tanımaya çalışırken kendini de tanımasına sebep olan bir ibadet niteliğinde adeta. Bugün ise tefekkürümü dağlar üzerinden yaptım. İhtişamlı, kocaman, ulaşılması zor görünen dağlar... Ne kadar büyükler değil mi? Bakınca, öyleyse onu yaratan ne kadar büyüktür diyerek başlıyor insan tefekküre. Nasıl dimdik duruyorlar yerlerinde. Üzerinde binlerce canlıya yuva oluyorlar , bir de onun yükünü taşıyorlar. Her mevsim ayrı güzel görünüyor kışın karlar içinde baharda çiçeklerle süsleniyor yaz geliyor ağaçlarla doluyor. Rabbim ne güzel yaratmış her şeyi, el - Musavvir sıfatını görüyoruz başımızı çevirdiğimiz her bir yanda. Ama bir de şu açıdan değerlendirelim Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi.(Ahzâb Suresi 72. Ayet) Dağlara bakarken dedim ki bu koca koca dağlar korkmuş öyle mi ama insan korkmamış. Peki ya hangimiz daha büyük daha cesurdu o zaman, dağlar mı insanlar mı? Demekki ihtişam, üstünlük sadece görüntü de değil, dışa aldanmamak lazım. Kimin iradesi kuvvetliyse kim emanetinin bilincindeyse o galip geliyor. Demekki emanetin ağırlığı öyle bir ağırlık ki dağlar taşların gücü yetmemiş. İnsan bu emanetin
Tefekkür Vakti
Hikmet Balı
İstişare eden kimse, en güzel çiçeklerden polen devşiren bal arısı gibidir, fakat akıllardan devşirdiği fikirleri hikmet balına çevirir.
Alıntı
Zamana...
Zamanla yarıştığım bir geceden... Bazen bazı şeyler üst üste gelir. Zaman kısıtlı gelir o an insana. Gün 24 saatten fazla olsun ister.İşte o an işler sıkıştığında ya da zorlaştığında pes etmemek ama yavaşlamak gerek. Aynı anda birçok şeyi yapmaya çalışırken bir anda hiçbir şeyi yapamaz hale geliyor insan. Bunu sık sık yaşardım, bu kez maalesef o hiçbir şey yapamaz hale gelme kısmı biraz uzun sürdü ama hallolacak inşallah. Eğer yük fazla geldiyse (o yükleri kendi isteğimizle almış olsak bile) biraz azaltmak iyi gelebilir. Zaman bir müslüman için kıymetli. Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini iyi bil diyor efendimiz (s.a.v)ölümden önce hayatın, meşguliyetten önce boş zamanın kıymetini bilmek bunlardan biri. Kuranda üzerine yemin edilecek kadar kıymetli... Güzel değerlendirmemiz, doğru yaşamamız, doğru kullanmamız lazım. Tabi nefis bizimle beraber bunları söylemesi kolay uygulaması zor, bizler de insanız ve hayat her zaman planladığımız gibi akmayabiliyor. Gerçekten de hayat biz planlar kurarken başımıza gelenler sanırım. Hatalar yapıyoruz, bocalıyoruz. Her şey her zaman çok düzgün olmak zorunda da değil. Zamana bereket, ancak zamanı verenin yoluna harcamak ile kazanılırmış. Bu berekete talibiz. Rabbim ömrümüzü bereketlendirsin. Hayallerimizin çok daha ötesinde zamanlar geçirelim inşallah. Yeter ki yolumuz O'nun yolu olsun.
Zaman
Güneşe yemin ettirecek bir güzellik...
شَمسُ النَهارِ بِحُسنِ وَجهِكَ تُقسِمُ Yüzünün güzelliğine yemin ediyor, gündüzün güneşi; إِنَّ المَلاحَة مِن جَمالِكَ تُقسَمُ Şüphesiz ki zarafet, bir paydır senin güzelliğinden. جُمِعَت لِبَهجَتِكَ المَحاسِنُ كُلُّها Güzellik namına ne varsa senin için toplanmıştır, وَالحُسنُ في كُلِّ الأَنامِ مُقَسَّمُ Tüm canlılardaki, güzelliğin yalnızca bir parçası iken.
Güzel Sevmek..