İnsan bazen yürüdüğünü sanır,
ama sadece kaçıyordur.
Ve yorulduğunda anlar,
en uzun yol yanlışlarınla beraber kendine dönmekmiş.
Tıpkı dönmediği, dönmeyeceği bir yola iz bırakan ayaklar gibi;
nerede durduğunu değil, nereden kaçtığını anlatır hep.
Sözler vardı...
Ama hiçbiri yola çıkmadı
Kağıda düşmemiş, zamana geçmemiş,
sadece süsmüş meğer.
Geceye saklanan sözler, aynalardan kaçan gözlerle birleşince,
insan kendi suskunluğunda kaybolur.
Ve en sonunda yorulmaz aslında bedeni,
yorar saklandığı kendisini...