Annelik eden kişiye ya da onun eşdeğerlerine -kan aile kabile-bağlı kalma eğilimi bütün erkeklerin ve kadınların doğasında vardır…….
Freud’un her çocukta görülen ensest zorlanımları kavramı kusursuz bir doğruluk taşır. Ancak bu kavramın anlamı Freud’un varsayımını aşar. Ensestle ilgili arzular öncelikle cinsel arzuların bir sonucu değildir, ancak insandaki en temel eğilimlerden birini oluşturur: kişinin geldiği yere bağlı kalma arzusu, özgür olma korkusu ve her türlü bağımsızlıklıktan vazgeçerek karşısında kendisini çaresiz hissettiği kişi tarafından yok edinme korkusu.
Yabancıya duyulan sevgide narsistik sevgi kaybolmuştur. Çünkü bu başka bir insanı bana benzediği için değil, benden ayrı ve farklı oluşuyla sevmek anlamına gelir. Yeni Ahit “ düşmanını seveceksin” dediği zaman aynı fikir daha keskin biçimde ifade edilmiş olur.
Modern tarihte narsisizmin gelişmesi sorununu incelerken insan Freud‘un, Kopernik, Darwin ve kendisinin insanın evrende benzersiz bir rol oynadığına, temel ve indirgenmez bir gerçek olarak kendi bilincine olan inancını zayıflatarak onun narsisizmini derinden yaraladıklarına dair sözlerini hatırlıyor.