📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim Freud’un kuramına yönelttiğim eleştiri, cinselliğin gereğinden çok abartılmış olması değil, aksine cinselliğin derinliğini yeterince kavramamış olmasıdır. Freud, insanlar arası tutkularının önemini ortaya çıkarmadan ilk adımı attı. Ve bu tutkuları kendi felsefi görüşüne göre fizyolojik olarak açıkladı. Psikanalizde bundan böyle yer alacak gelişmeleri, Freud’un kuramını fizyolojik alandan biyoloji ve varolma boyutlarına aktararak değiştirip düzeltmek gerekmektedir.
Tutucu kafalarda karşıtlık ve düşmanlık uyandıran bir unsurun Freud’un sisteminden çıkarılması amacıyla körüklendi. Freud bu eğilimi zekice sezmiş ve salt bu nedenle cinsellik kuramında değişiklik yapmak isteyen tüm çabalara karşı savaşmıştır. Gerçekten de döneminde Freud’un kuramı atak ve devrimci bir öz taşıyordu. Ne var ki 1900 lerde doğru olanlar 50 yıl sonra gerçekliğini yitirdi.
Duygusal olarak çocuk kaldığı için, erkek karakteri gelişmeyip güdükleşen bir kişi, bu eksikliğini cinsel edimdeki erkeklik rolüne özel bir önem vererek artırmaya çalışır. Sonuçta karakter yapısı olarak kendi erkeklik gücünden emin olmak için bu gücünü cinsel eyleminde kanıtlamak isteyen Don Juan tipi çıkar ortaya. Erkekliğin işlemezliği daha aşırı bir hal alırsa, sadizm (zora başvurma)  erkekliğin yerini -sapıkça-alan ana eğilim olur. Eğer dişi cinsellik zayıflar ya da saparsa, Mazoşizm ya da tahakküm kurmaya dönüşür.