Homo mechanicus’un binlerce kilometre mesafeden milyonlarca insanı öldürebilen aletlerle, böylesine muazzam bir kitlesel yakımdan ürkecek ve rahatsız olacak yerde gurur duyduğunu ve bunların varlığıyla büyülendiğini düşünmek yersiz değildir. Homo mechanicus, seks ve içkiden de hoşlanır. Fakat bütün bu hazlara mekanik ve canlı olmayan bir referans çerçevesi içinde ulaşmaya çalışır . Basıldığında mutluluk , aşk ve haz sağlayacak bir düğme hayal eder .(pekçoğu bu düğmeyi nerede bulacağını öğrenme yanılsamasıyla psikanaliste gider) Kadınlara bir arabaya baktıkları gibi bakarlar; basılacak uygun düğmeleri bilirler; kadını “ hızlandırma” gücüne sahip olmaktan hoşlanırlar, soğuk tutumlarını sürdürür, bir gözlemci gibi onu seyrederler. Homo mechanicus, hayatın içinde olmaktan hayata tepki göstermekten çok, giderek makinelerin manipülasyonuyla ilgilenir. Böylece hayata kayıtsız kalır, makineyle büyüyenir ve nihayet ölümü ve topyekün yıkımı çekici bulur.
İnsanlar hayatı sevmedikleri için topyekün yıkımdan korkmuyorlar; ya da hayata kayıtsız kaldıkları için korkmuyorlar, hatta çoğu ölümü çekici bulduğu için korkmuyor.
Freud’un verdiği anlamda anal karakter ile önceki sayfalarda betimlenen nekrofil karakter arasında büyük benzerlikler olduğu kolayca görülebilir. Aslında canlı olmayana, ölü olana duyulan ilgi ve eğilim bakımından onlar, niteliksel olarak benzerdir.
Katı tuvalet eğitiminde israrci olan, çocuğun boşaltım süreçlerine vb. aşırı ilgi gösteren anne güçlü bir anal karakteri olan, yani cansız ve ölü şeylere aşırı ilgi duyan bir kadındır ve çocuğu aynı yönde etkileyecektir. Aynı zamanda yaşama sevincinden yoksun; uyaran değil duyarsızlaştıran bir anne olacaktır. Kaygıları çoğu kez çocuğun hayattan korkmasına, cansız şeyleri çekici bulmasına katkı yapacaktır. Başka deyişle, anal libido üzerinde yarattığı etkilerle anal bir karakterin oluşumuna yol açan aslında tuvalet eğitimi değil, hayat korkusu ya da nefreti ile boşaltım sürecine ilgiyi yönlendiren ve pekçok başka biçimde çocuğun enerjisini sahip olma ve istifleme tutkusuna yönelten annenin karakteridir.
Özetlemek gerekirse, hayat sevgisi onurlu bir hayat için gerekli temel maddi koşulların tehdit altında olmaması anlamında güvenliğin, hiç kimsenin başkalarının amacına araç olmaması anlamında adaletin ve her insanın toplumun faal ve sorumlu bir üyesi olma imkanına sahip olması anlamında özgürlüğün olduğu bir toplumda gelişecektir.