Ey iman edenler!
Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın.
Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
(Hucurat 6)
Şüphesiz iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiî'ler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder, salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Ve onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.80 ( bakara suresi 62)
Bu ayet Yahudilerin iman ve amelleri ne olursa olsun, ebedî kurtuluşun kendi tekellerinde olduğu konusundaki yanlış zanlarını ortadan kaldırmak için burada yer almıştır. Onlar, kendilerinin Allah'la özel bir ilişkileri olduğunu, inançları ne olursa olsun sadece İsrailoğulları'ndan olmaları nedeniyle doğruca Cennet'e gideceklerini ve diğer insanların Cehennem'e gideceklerini sanıyorlardı. Bu ayette bu yanlış anlama ortadan kaldırılıyor. Allah, ebedî kurtuluşun, kişinin bir gruba mensup olmasına dayanmadığını, bilâkis kişinin imanına ve iyi amellerine bağlı olduğunu bildiriyor. Allah'ın hükmü bu dünyadaki genel kanaat ve kayıtlara değil, kişinin gerçek değerine dayanacaktır.
Bu nedenle onlar, Allah'tan gelen Hidayet'i kabul etmelidirler. Bu ayetin yer aldığı bölümden açıkça anlaşılacağı üzere Kur'an, burada, ebedî kurtuluş için gerekli olan iman ve amellerin ayrıntılarına girmiyor. Bunlar ayrıntılarıyla gerekli yerlerde ele alınmışlardır.
Şiir gibi Kadınlar vardı; doğru yere düşseler, hayatı Cennet eyleyecek...!
Ve Şair Adamlar vardı; doğru Kadına denk gelseler, onları mücevher gibi işleyecek...!
Şiir gibi Kadınlar şuursuz adamlara yâr olup çürüdü gitti...!
Şair Adamlar Şiirsiz Kadınların elinde mum gibi eriyip bitti...✍