O salonda, herkesin gözü tablomdayken hayatı çözdüğümü düşünmüştüm. Zirvede olmadıktan sonra kimsenin umurunda olmayacağını düşünmüştüm. Kırmızı kurdeleyi göğüslemeyenlerin kaçıncı olduğunun bir önemi yok diye düşünmüştüm. Yanılmışım. Meğerse bazıları o yarışa hiç girmemişler. Bizimle birlikte hiç koşmamışlar. Ormanın içindeki patikadan yürümüşler. Mis gibi oksijen almışlar, kuş seslerini dinlemişler, arada yaşlı bir çamın serin gölgesinde soluklanmışlar. Biz sağımıza solumuza bakmadan zirveye çıkma telaşıyla koştururken onlar kendi yollarını açmışlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük hikayeler ancak kendin olarak, zorluklarla baş ederek yazılır. Birilerinin sayesinde olmaz. Birilerinin sayesinde Kendi hikayeni yazamazsın. Biliyor musun, ' saye' gölge demektir. Birine 'Senin sayende bu işi başardım.' derken aslında onun gölgesinde olduğumuzu söylemiş oluruz. Şunu unutma ki gölgede duranın gölgesi olmaz."
Öğrenmek istemeyen birine bir şeyler öğretmeye çalışmak dünyanın en zor işlerinden biridir. Bu yüzden eğitimci olmak herkesin yapabileceği bir iş değildir.
Kırmızı halatın arkasında değilsen kimsenin umurunda değilsin. Koca bir lig boyunca onlarca maç kazanırdın ama tarih sadece şampiyonların adını yazardı. Bir numara değilsen kaçıncı olduğunun hiçbir önemi yoktu bazı insanlar için.