Emekçi, bugünkü teknik gücümüzün herkese yetecek bir ferah sağlayabileceğini belli belirsiz de olsa hisseder, fakat kapitalist sistemin ve devletin bu refahı ele geçirmeyi nasıl dört bir yandan engellediğinin de farkındadır.
Çepeçevre on fersah mesafedeki her toprak parçasının hikayesini bize anlatabilecek olan kişi köylünün ta kendisiyken, bu senyörlük toprağının ya da burjuvaya ait şu toprağın meşru hak olarak mülk sahibine ait olduğuna nasıl inandırabiliriz o köylüyü?
“Özgürlükten söz etme-yoksulluk köleliktir!” Sözü boş bir söz değildir: bu söz geniş işçi kitlelerinin fikirlerinde yer etmiştir, dönemin tüm edebiyatına sinmiştir, başkalarının yoksulluğuyla yaşayanları bile peşinden sürükler ve geçmişte, sömürüye hakları olduğunu ortaya koyuşlarındaki kibri geri alır onlardan.