Garip ama kedilerin bazı insanlardan kaçması onların içindeki köpeği gördükleri için olamaz mı? Daha da abartacak olursak insan hayvanların bütünü, yürüyen bir hayvanat bahçesidir... Bunu sadece hayvanlar görmezler, bizim içimizdeki hayvanı ilk görüşte tanıyan meczuplar vardır bir de... Bir deliyle karşılaşmadan kim olduğumuzu anlayamayız. Deli bizi görmeden aklını sınayamaz.
Size de oluyor mu bazen? Bana şimdi oluyor. Çok üzüldüğümde kelleştiğimi hissediyorum. Eski bir halıyı balkondan silkelerden tel tel dökülür ya ipleri, silkelendiğimde, çözümsüz kaldığımda rüzgar alıp götürüyor onları. Önemi yok, biz uzaklara bakıp hüzünlenebiliriz. Hüzün yanımızdayken uzak hüzünlere meylettiğim de olmuştur. Şimdi değil ama olmuştur.
İnsan konuşacak birini bulunca niçin onunla telefonla konuşsun ki? Ya uzaktaysa diyorsunuz... İnsan, uzaktaki biriyle nasıl yakınlık kurabilir? Bacaklarım hep ağırmasına rağmen huzurluydular. Onları istemediği yere götürmedim belki ondandır... Huzursuz bacaklar da varmış, öyle duydum! Huzursuz olan yalnızca bacaklarım mıydı? Tabii ki hayır, ne münasebet; huzurun kendisinden de huzursuzlanıyordum.