M

Reklam
Dışarıda bir düşman olmadığını anlayıp, kendine en büyük zararı yine kendisinin verebileceğini öğrendiğinde... Bildiği işi gösterişe kapılmadan, en iyi şekilde ve toplum yararını gözeterek yapmaya başladığında... Güdülerinin peşinde sürüklenmediğinde... Aklının oynadığı tuzaklara düşmediğinde...
Ne zaman kusursuz bir karaktere sahip olur insan? Ne zaman mutlu hisseder kendini? Sayalım: Şu andan başka kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını fark ettiğinde... Samimi ve dürüst olduğunda... Adil davrandığında... Kendine ve başkalarına haksızlık etmediğinde... Arzularını sınırlandırdığında... Her şeyin gelip geçici olduğunun farkına vardığında... Ona acı veren olaylara ve durumlara karşı yargısını ve yorumunu değiştirdiğinde...
Bağımlılıklar bu yolda karşımıza çıkan en büyük tehditlerdir. Nereye, neden aşırı şekilde eğilimli olduğumuzu, aklımızı kullanarak sorgulamalıyız. Acı da mutluluk da bir bağımlılığa dönüşmemeli...
Aurelius, gerçek mutluluğun beklentisiz iyilikte olduğunun altını çizer. Ödül odaklı bir iyilik mutluluk vermez. Beklentiler, hayal kırıklığına yol açan mayınlı tarlalardır.
Reklam