Mahşer günü Rabbimizin ve Peygamberimizin (s.a.v) huzuruna çıktığımızda “Ya Resulallah senin yolunda Hizmet için çalmadık kapı bırakmamak ve İslamın güzelliklerini yaymak için her mecrada faaliyet gösterdik”diyebilmek niyazım
Çünkü Allah
kendisine doğru yol tutanları hidayetiyle nurlandıracaktır.
O Güzeller Güzeli Rabbimiz,
bizi zaten tam da bunun için yarattı, bilinmeyi istedi, sevilmeyi arzu etti, tanınmayı diledi, Hz. İbrahim Efendimizi "halil" edindiği gibi bizlerle
de dostluk murad ediyor.
Bizler İslam ümmetiyiz, enerjimiz diri, niyetimiz duru. Allah nasip ederse, Kıyâmet sabahına kadar daha nice genç hayırlarda öne düşecek ve bin bir farklı güzelliğin
Öncüs olacaktır.
Biliyoruz ki, Peygamber Efendimizin yanında genç sahabeler vardı, onlar adeta birer yıldız gibi o nübüvvet güneşinin etrafında toplanmıştı. Kimi on beş yaşındaydı, kimi on
yedi, kimi on dokuz. Allah'ı ve Rasulü'nü eşsiz bir sevgi ile sevdiler, kınayanın kınamasına
aldırmadan ve her türlü zorluğa göğüs gererek mukaddesat yolunda ömür sürdüler.