İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne. İşte asıl cinayet bu. Utanılacak bir cinayet...Birtakım silahlar çıkartıyorlar, insanları öldürüyorlar ve bunu yapanlara devlet diyorlar. Evlerine, sosyal statülerine, paralarına hiç bir zarar gelmesin diye garip insanları harcıyorlar. Anlıyorsun beni değil mi anne? Halkın ruhunu kurutuyorlar ve hiç bir şey anlamaz hale getiriyorlar.
Yaşamın ne olduğunu anlıyor insan. Halk bir kıyıya itilmiş, küçültülmüş, çürümeye bırakılmış. Ama kabul etmiyor bu durumu. Beni niye bir köşeye atıyorlar? diye soruyorlar kendi kendilerine. Her şeyden bol bol varken, niye açım? Her yerde bunca akıl varken, niye aptal ve cahilim ben? Zengin - yoksul ayrımı yapmaksızın tüm insanları seven, koruyan Tanrı hani, nerede? Evet, soruyor, soruyor ve sürdüğü hayata baş kaldırıyor. Kendi kendini düşünmese, haksızlığın kendisini boğacağını duyuyor.
Gün gelecek..." diyordu. "Bütün ülkelerde emekçiler başlarını kaldıracak ve biz artık böyle yaşamak istemiyoruz, diyecekler. O zaman açgözlülerin aldatıcı gücü yıkılacak, toprak kayacak ayakları altından ve tutunacak hiçbir dayanak bulamayacaklar...