Çevirmen:
Ergin Altay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2021 15:00
"Yaşamın kaynağı sevgidir, kin değil." Kitabı okusanız da, okumayı düşünsenizde, hiç okumayacak olsanız da bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim çünkü kitabı okumak isteyenler için çok güzel bir ön hazırlık olacaktır. Sonrada paylaşıp daha fazla okura ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Herkese keyifli okumalar. Bizler kapitalist bir dünyada çırpınmaya çalışan sıradan insanlarız. Bu dünyada kapitalist adı altında bir sınıf çatışması var. Bu sınıfta; bir yanda asgari ücretle geçinmeye çalışan proletaryalar, diğer yanda proletaryaların kafasına vura vura parayla dans eden burjuvalar var. Bilmeyenler için açıklayayım: "Protelarya" işçi sınıfını temsil eden bir terimdir. "Burjuva" ise zengin işverenler grubunu temsil eder. Bu terimler ünlü filozof Karl Marx'dan çıkmıştır. Karl Marx, sanayi devriminde işverenler altında ezilen işçiler için "sosyalizm" adında bir akım meydana getirir. Yani, sosyalizm kapitalist sisteme karşı açılan bir savaştır. Buraya ayrı bir virgül açalım. Sosyalizm'in yanında bir de Komünizm var. İkisininde birbirinden farkı çok azdır ve ikiside sanayi devriminde işçilerin isyanı olarak ortaya çıkmıştır. Bunların detaylarına girmeye gerek duymuyorum, isteyen internetten araştırabilir. Sonuç olarak, Karl Marx aynı zamanda Komünist'tir de. Dolayısıyla 1848 senesinde arkadaşı Engels’le birlikte bir "Komünist Beyannamesi" yayınlar. Bu beyannamede bütün dünya işçileri birleşmeye çağırır ve birleşen işçilerden, kapitalist ekonomik düzene devrim yoluyla son verilmesi istenir. Kaçak yollarla yayınladığı bu beyanname, daha sonları "Komünist Manifesto" adıyla kitap haline gelir ve yıllandıkça önemli kitaplar arasında yerini alır. Yanisi dostlar, Karl Marx'ın Komünist Manifesto'sunu bu kitaptan önce veya sonra okursanız mevzuyu çok güzel pekiştirmiş olursunuz.
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2021 13:48
    Maksim Gorki Ana kitabını 1906'da sürgünde bulunduğu yıllarda kaleme almıştır. Ve Ana kitabı ilk başta bölümler halinde bir dergide yayınlanmaya başladığı halde Rusya'da oldukça büyük yankı uyandırmış ve yasaklanmış hatta dergi kapatılmıştır. Yazıldığı dönem ve dile getirdiği gerçeklerle Ana kitabı toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim bunu okuduğunuzda ruhunuza kadar hissediyorsunuz. Anlatılanlar ile, 2021 yılında olmamıza rağmen sadece aş için bile insanların ne denli mücadele ettiğine tanık olunca, hala değişmeyen yanlış şeylerle  ruhunuz daralıyor, kalbiniz sıkışıyor.      Kitapta okuduğumuz dönem 1905 öncesinin işçi sınıfının bir portresi niteliğinde. Eser, fabrikada zor şartlar altında çalışan iscilerden biri olan Pavel'in ve arkadaşlarının Çarlık Rusya'sına karşı olan özgürlükçü fikirlerine ve devrimci hareketlerine ilk başta büyük bir korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrim meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya'nın hikayesi anlatılmaktadır.    Ana ilk başta korkmaktadır cubku kendisi hayatta o zamana kadar kocasının ve toplumun baskılarına boyun eğmiş, sesini çıkarmamış birisi. İçinde bulunduğu durum kendisine zorla kabul ettirilmiş, bu da onu sessizlestirmiş. Bu yüzdendir özgürlük, eşit haklar gibi ilk kez duyduğu kavramlara olan korkusu. Çünkü ilk kez durumunu sorgulamaya itmiş acaba daha iyi bir yasam mümkün mü diye düşünmeye başlamıştır. Ama zamanla onları dinledikçe anlamaya başlar ve verdikleri mücadeleye yürekten inanarak bu direnişin bir parçası olmaya karar verir. Daha güzel ve iyi bir hayatın mümkün olabileceğine inanarak bu yolda gençlerle birlikte yürümeye başlar.     Kitapta beni zaman zaman sıkan ve yoran tek şey bazı duyguların ve durumların biraz
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Sanat gerektiğinde toplum içindir!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 13:53
Selamlar millett!! Bu kez de saf gerçeklikle karşınızdayım. İkinci kitap okuma etkinliğimizde bu kitabı okuduk ve diyorum ki iyi ki okumuşum... Bitmesin diye okumaya kıyamadığım, okulda bile ders çalışmam gereken yerde bir saat aralıksız okuduğum ve uğruna arkadaşlarımdan asosyal damgası yediğim, birçok insan müsveddesinden daha fazla saygıyı hak eden saygıdeğer kitap... Kitaba geçmeden yazar hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov iken takma ad olarak Gorki'yi kullanmaya başlamış ve bu kelimenin anlamı ne biliyor musunuz? "Acı." On bir yaşında yetim kalmış ve anneannesi tarafından büyütülmüş. 1880'de on iki yaşındayken evden kaçmış. Aralık 1887'de ise bir intihar girişiminde bulunmuş. Daha sonra beş yıl boyunca Rus İmparatorluğu'nu yürüyerek dolaşmış. Hayatı boyunca birçok kez hapse girmiş ve sürgün edilmiş. Acaba neden?.. Bu kitabını da 1906'da sürgünde yazmış. Şimdi gelelim Gorki'nin en büyük başarısızlıklarından biri olarak gördüğü kitaba. Dil ve anlatımından başlamak gerekirse hani o bildiğimiz uzun, sıkıcı ve bitmek bilmeyen Rus betimlemeleri vardır ya, onlar bu kitapta yok. Hatta o kadar akıcı ve çekici bir dili var ki daha ilk on sayfadan kitabın atmosferi sizi sarıp sarmalıyor. Kitabı okumak için çaba harcamanıza gerek kalmıyor, kendiliğinden akıp gidiyor. Ki bu da bence çok nadir kitapta vardır. Artık yavaştan içine girelim kitabın ama baştan söyleyeyim, bir kere girdiğinizde bir daha çıkamıyorsunuz. Konusundan kısaca bahsedecek olursak fabrikada çalışan bir genç olan Pavel'in aklını kullanıp bir şeylerin yanlış ve adaletsiz olduğunu fark etmesi, anasının ise başlarda onun bu halinden dolayı başına bir şeyler gelir korkusu yaşaması ancak daha sonra gerçekleri onun da görmesi sonucu oğluna ve arkadaşlarına aktif olarak
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
9/10
·432 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 19:51
Öncelikle kitabı okumama vesile olan @u_may'a çoook teşekkür ediyor ve incelememe geçiyorum. Maksim Gorki’nin Ana’sı, devrim ateşinin tam kıvılcım anını anlatan romanlardan biri. Ama bunu büyük sloganlarla değil; sessiz, ürkek, yorgun bir kadının kalbinden yapıyor. Yıllarca baskının, yoksulluğun ve şiddetin gölgesinde yaşayan Pelageya’nın içindeki o küçücük ışığın nasıl büyüyüp koca bir direnişe dönüştüğünü izliyoruz. Hikaye aslında çok tanıdık: Ezenler ve ezilenler, kader diye yutturulan adaletsizlik, susturulan bir halk… Ama Gorki bu büyük çatışmayı bir annenin uyanışı üzerinden anlatınca roman başka bir boyut kazanmış. Roman, adını aldığı Pelageya Nilovna Vlasova’nın yani bizim “Ana”mızın gözünden aktarılıyor. Hep “sessiz, ürkek, ezilmiş” diye kalıplaştırılan bir kadının oğlunun politik mücadelesiyle birlikte nasıl bir devrimciye dönüştüğünü görüyoruz. En başta Pelageya; korkutulmuş, yıllarca kocasının şiddetiyle sindirilmiş olan, yaşadığı dünyanın acı gerçeklerini kabullenmiş, etrafında olanı biteni anlamaya çalışsa da “böyle gelmiş böyle gider” diye kabul etmiş bir kadın. Kitapta geçtiği gibi yaşadığı hayatın zorluklarından yakınan fakat neden böyle olduğunu hiç sorgulamayan biri. İçindeki ilk sorgulama kıvılcımını da oğlu Pavel uyandırıyor. En küçük sorgulama, en büyük dönüşümlerin kapısını açıyor. Pavel’in arkadaşlarıyla yaptığı konuşmalar, örgütlenme çabaları, işçilerin yaşadığı haksızlıklar… Ana önce sessizce izliyor; sonra anlamaya başlıyor, en sonunda da tüm korkusuna rağmen o mücadelenin bir parçası oluyor. Gorki, bu dönüşümü öyle doğal ve yavaş işlemiş ki yani çok güzeldi. Buradan sonra roman, halkı bilinçlendirme, direniş örgütlenmesi, yoksul işçilerin dayanışması, Pelageya’nın içsel aydınlanması gibi temalarla ilerliyor. Pelageya’nın Pavel’in
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Hayatı boyunca çalışıyor güzel olan nedir bunda?
Puan vermedi·432 syf.··
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 12:03
Maksim Gorki'nin 1906'da Amerika'daki sürgününde yazmış olduğu bu roman, 1905'teki Rus devrimi öncesinde ki Rus işçi sınıfının fakir yaşantısını anlatır ve okurun gözleri önüne de serer. Kitap toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından kabul edilir. Rus proletaryasının Çarlık Rusya'sına karşı verdiği devrimci mücadelenin romanıdır. Konusu; Kitabın ana karakteri olan Pelage yani 'ana' kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel ile yaşamaya başlar. Ana, Pavel için endişe duymaktadır. Yaşadıkları ortamda yetişen gençlerin durumu malumdur. Alkolik, kumara düşkün ve evlenince de ileride eşini döven bir adam olma ihtimalini gözünün önüne getirip, bu durumdan korkar. Ama Pavel tam tersi davranışlar sergiler. İşten çıkar çıkmaz eve gelip, kitapların içine gömülür. Bir süre sonra yanında başka kişiler de getirmeye başlar. Bu gençler birbirlerine kitaplardan pasajlar okuyup, sonrasında üzerine konuşurlar. Ana bu durumdan başlarda endişelenir ama sonrasında evine gelen gençlere o da alışır. Hatta onların bir parçası olur. Savundukları ve dile döktüklerinin gerçek olduğunun o da farkındadır. Oğlu hapse girdiğinde onun artık kürek mahkumiyeti kesinleştiğinde en son mahkemede yapmış olduğu savunmayı dağıtırken yakalanır ve böylece son bulur kurgu. Yani ne olduğu bilinmez. Bir bilinmezlikle neticelenir. Ana karakterlerden olan Pelegaya (ana) -yoksul ve baskıcı ortamda yaşamak zorunda kalan bir kadın, -kocasi kaba, içkiye düşkün, kadın bu evde suskunluk içinde yaşamını sürdürmek zorundadır. Romanın merkezinde olan karakterimiz başlarda oğlunun bu gizli yapmış olduğu direnişten korkar ama zamanla dinledikçe cesaretlenip hak verir hale gelir. Yani bu süreç Pelegaye karakteri üzerinden cehalet ve korkunun yerini bilinçli bir cesarete bırakmıştır. Gorki,
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Bir başkaldırı romanı : ANA...
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 19:54
Maksim Gorki 'nin  okuduğum ikinci kitabı. Kitaplığımda okumam gereken ve sırada bekleyen o kadar çok kitap var ken 2024 yılına Gorki' nin Ana kitabıyla başlamanın bir ayrıcalık olduğunu hissettim kitabı okuyup bitirdiğim vakit... İlk defa hastanenin acil servisinde bir inceleme yazıyorum bu sebepten de Gorki nin Ana sı hayatımın unutulmazları arasında her zaman yerini alacaktır. Şu ana dek okuduğum kitaplar arasında işçi sınıfının yaşamda kalma mücadelesi ve acımasız burjuva ile giriştikleri savaşın en samimi romanı bana göre Gorki' nin Ana adlı eseridir Maksim Gorki nin Ana isimli romanı işçilerin sefil bir halde fabrikadan çıkmaları ve çevre betimlemesi ile başlar. Romanda Pelageya adındaki kadın romanın baş kahramanı olan Ana’dır. Ana’nın sarhoş, işe yaramaz kocası ölür. Oğlu Pavel ile birlikte yaşamaya başlayan Pelageya için yaşam daha da zordur. Genç oğlan, kendini içkiye vermiştir. Akşama kadar fabrikada çok ağır şartlarda çalışan her işçi gibi o da akşamları meyhaneden çıkmaz. Pavel babasından bile daha beter bir sarhoş olmuştur. Bir zaman sonra Pavel artık meyhaneye gitmez, kavga etmez, annesine karşı da saygılı olmaya başlar. Bunun nedenini çok merak eden Pelageya bu değişimin nedenini öğrenecektir., Pavel büyük bir değişim geçirecektir. Aylaklığı bırakıp devrimci işçilerin arasına karışacaktır. Pavel artık bildiriler dağıtan, yasak kitaplar okuyan biridir. Arkadaşları ile toplantılar düzenler. Ezilen işçi sınıfının uğradığı haksızlıklar için savaşır. BU arada annesi de bir devrimci olmuştur. Oğlu defalarca hapse girer, her türlü eziyet kendilerine yapılır. Ama ne Pelageya ne de diğerleri davalarından vazgeçerler. Hapisler, sorgular, haksızlıklar, ezilen ve hor görülen işçilerin hakkını arama yolunda büyük sıkıntılar yaşarlar. Romanın son sayfalarında
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 22:45
Bu kitap sadece işçi haklarını savunmuyor, isçilerin yaşadıkları zorluklardan dolayı çevresindekilere hayatı zindan etmelerini anlatıyor. Pavel'in anası fabrika işçisi kocasının çok dayağını yemiş. Kırk yaşındaki kadın yetmiş yaşındaki bir insanın görünümünde. Adam çalışırken o kadar çok hor görülmüş, o kadar köleleştirilmiş ki tüm hıncını gariban karısından çıkarıyor. Pavel babasının ölümünden sonra sosyalist içerikleri olan kitaplar okumaya başlıyor. Hiç hoşuna gitmeyen düzene dur demek istiyor. Arkadaşlarının anasıyla tanışması sonucunda Ana Pavel'in arkadaşlarına da analık yapıyor. Bu pırıl pırıl gençlerin dertlerini anlamak için çaba gösteriyor. O yıllarda Rusya'da fabrika işçiliği nasıldı bilemem ama günümüzde Türkiye'de nasıl olduğunu çok iyi biliyorum. Ben de kısa süre de olsa çalıştım birkaç fabrikada. Gerçekten insanlıktan çıkıyorsun. Fabrikada çalışanlar ne demek istediğimi anlıyorlardır. Hakkını aramak o dönemde Çar'ın Rusya'sında ne kadar zorsa şimdi Türkiye'de de zor. Düzene ayak uydurarak, yaşamadan nefes alıp veren birçok emekçi var. Bir dileğim var. Hiç değilse emekçiler emekçilere saygı duymayı bilsinler. Damdan düşme tehlikesi olanı, damdan düşme tehlikesi olan anlasın diyorum yani. Zira fabrikalar can pazarı gibi bir şey. İş güvenliği GÜYA var.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
bir ana bir evlat
Puan vermedi·432 syf.·
2025 23. kitabı
Ey insanlar birleşiniz, hep bir yere geliniz, hep bir aile kurunuz. Yaşamanın anası kin ve düşmanlık değil sevgi ve dostluktur. Yoksulluk, ezenler, ezilenler ve diğer tarafta yaşanan rahat hayatlar… 1905 Rusya devrimi döneminde Gorki Çarın hedefinde olduğu, hakkında tutuklama kararı çıkınca Rusya’yı terk ederek gittiği Amerika’da yazar basımı da hayatı gibi zorlu yollardan geçen kitabı. Hikayenin ana karakteri, kahramanı ananın oğlu Pavel ve arkadaşlarıymış gibi görünse de aslında mücadele, cahil, okumamış, sürekli şiddet görmüş bir kocaya sahip Ana’nın omuzlarına yüklenmiş bence. Pavel babası ölünce onu taklit etmeye çalışsa da kitaplarla tanışınca değişir, saygılı, kibar, ölçülü biri olarak ortaya çıkar ve toplumu düşünen bir toplumcu olur. Bu noktada kitabın iyileştirici varlığına sahip olana ne mutlu demek isterim :) Karşılıklı konuşmaların etkileyici biçimde verildiği, kısa cümlelerle okuyucuyu uykudan uyandırmayı amaçlayan yönüyle okunması gereken bir eser. Keyifli okumalar.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Kaybedecek Neyimiz Var Zincirlerimizden Başka
Puan vermedi·432 syf.··
2024 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 20:50
Ana, sosyalizmin insanlık için neden gerekli olduğunu işçi sınıfının yaşamı üzerinden bize anlatıyor. Kapitalist sistemin içinde eriyip yok olan binlerce insanın yaşamını ele alıyor. Hayatı boyunca durmadan çalışıp çabalayıp üreten, var eden ve bunun sonucunda açlık ve sefalet içinde patronları tarafından ezilen halkın yaşamını anlatır bize. Gözünüzü açın der halka, açın ve gerçeği görün. Sizi sömüren , yaşamınızı elinizden alan , hayallerinizi çalan sizi yokluk ve sefalet içinde bırakıp kendileri bolluk bereket zevk ve sefa içinde yaşayan zenginleri patronları görün ve birleşin. Çünkü onları var eden sizlersiniz siz yaşamazken onlar sizin emeklerinizle var ettiğiniz şeyleri çalışmadan elde edip sonuna kadar yaşıyorlar. Birleşin tek yumruk olun başkaldırıp bu düzeni yıkın der halka. Sizi korkutmalarına izin vermeyin çünkü siz onlardan daha fazlasınız, sizi din kisvesi altında kandırmalarına izin vermeyin çünkü dua ile sabır ile kimsenin karnı doymaz . Karl Marx’ın deyimiyle zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok. Dünyanın bütün işçileri birleşin.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Ana...
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 16:07
Maksim Gorki'nin 1906'da sürgünde yazdığı romanı Ana, toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri kabul edilir. Rus işçi sınıfının Çarlık Rusya'sına karşı verdiği devrimci mücadelenin romanıdır. Eser, fabrikalarda zor şartlarda çalışan binlerce işçiden biri olan Pavel'in özgürlükçü fikirlerine başlangıçta korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrimin meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya Nilovna’nın hikâyesini anlatır. 1905 Devrimi öncesi Rusya'nın toplumsal düzenini ustalıkla yansıtan Ana, aynı zamanda yeni bir düşünce ve toplumsal uyanışın simgesi haline gelmiştir. Şimdiden keyifli okumalar dilerim efenim…
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.