Adı:
Ayaktakımı Arasında
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
126
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322139
Çeviri:
Koray Karasulu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Rusya'da on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz binlerce işçi ve köylüyü yaşamlarını sürdürecek imkânlardan yoksun bırakmıştı. Gorki'nin krizin vahim sonuçlarının hâlâ hissedildiği bir dönemde yazdığı Ayaktakımı Arasında, hem sosyal hem de manevi açıdan dibe vurmuş insanları konu edindiği yenilikçi oyunlarından biridir. Yazar, Çehov piyeslerindeki "çalkantısız" günlük yaşamın "rafine" havasını bu oyuna aktarırken, farklı dünya görüşlerinin çatışmasını gözlemlediği gerçeklere dayandırır.

Bir zamanlar amaçları olan bu insanları dibe doğru iten dünyanın gaddarlığı ve adaletsizliğidir. Ayaktakımını bizzat yaratan toplum, bununla yetinmemiş; insanlıktan çıkardığı bu "hayaletleri" daha da dibe itmek, hatta yok etmek için elinden geleni ardına koymamıştır. İnsanlar arasındaki kardeşlik, bireyin değeri ve en "hakir" insanda dahi içkin güzellikler unutulup gitmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
126 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Gorki"yi seviyorum. .
Kelimelerini ,tavrını,yoksulluğunu seviyorum. .
"Ayaktakımı arasinda" bir tiyatro oyunu roman gibi okumaktansa göz önüne getirip izler gibi bitirmek gerekiyo kitabı. .
Tabiiki yoksulluk ,hastalık, insan dramı var bu oyunda .dönem insanlarının bir oda içerisindeki (mecburiyetten ) savaşları, gülüşleri,ölümleri var ..bir an dusununki :öyle bir zaman gelmiski işimiz yok, para kazanamiyoruz ,dileniyoruz, çalıyoruz, yaşamak için hiç olmadığımız durumlardayız ...ayakta kalabilmek için ruhumuzu nasıl koruruz? Nasıl var olmaya devam ederiz ? Hayatla ,360 derece değişim yaşarken nasıl basedebiliriz?
Işte bunları düşündürüyor Gorki...
Yine favori karakterler altını çizdiğim dolu dolu cümleler var ...küçücük bir kitap :) okuyunuz efendim ..
Kendinize; yaşadığınız hayatın kıymetini anlatan bu kitapları okuyunuz ..
Sevgiyle kalın.
126 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ah Gorki... Tiyatro metinlerine karşı bir ön yargım vardı. Hatta bu kitabı elime aldığımda "hemen okurum, biter" demiştim. Ama nereden bilebilirdim ki o satırların muazzam olduğunu.
126 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Gorki'nin beni bu kadar etkileyebileceğini düşünmüyordum. Zaten hep öyle olur. Bir zamanlar ilginizi çekmeyen kitapları alıp okuduğunuzda ah! derseniz nasıl bu kitabı daha önce okumadım. Nasıl gözümden kaçmış dersiniz. Belki de her şeyin bir zamanı vardır. Hala Ulysses'i okumak için 500 fırın ekmek yemem gerektiğine inanıyorsam. Bu da öyle bir şey belki de. Neyse konuyu dağıtmayalım. :) Ayaktakımı herkesin ilgisini çekecek kadar hayatın dibini gösteren 4 perdelik çok iyi bir oyun. Evet kısaca özetlersek; Hayatı tam anlamıyla dibini gösteriyor diyebilirim. Gorki'nin yaşantısına bakarsanız zaten durum birebir örtüşüyor. Peki siz bu oyunu niye okumalısınız? Çünkü bu oyunda küçükte olsa aşk, trajedi, realizm, açlık, yoksulluk, kıskançlık ve ölüm var. Kısaca hayatın içinde ne varsa bu oyunda da o var diyebilirim. Shakespeare'in tragedyaları kadar şiirsel değil ama en az onun kadar akıcı ve etkileyici. İşte bu yüzden Gorki'yi okumaya bu kitaptan başlayabilirsiniz. Bu kitaptan sonra diğer kitaplarını da ışık hızıyla almaya gideceğinize bahse girerim :) Bence bugün gidip bu kitabı alın ve okumaya başlayın. Başka Gorki kitaplarında buluşmak ümidiyle. İyi okumalar :)
126 syf.
·Puan vermedi
Farklı bir konu ve karakterler, her kesimden her insanın duygular,davranışlar bütünü. Insanı içsel bir yolculuğa ve düşünceye sevk ediyor. Onlarla empati kuruyorsunuz.
Burada acı, ölüm,aşk ve bunun gibi yaşamın farklı kısımları trajikomik olarak metinlere dökülmüş. Onlarla beraber yaşamadığımız olayların içine girer gibi bir his yaşıyorsunuz. Karakterlerle bir olup siz de onlarla konuşup, tartışıyorsunuz.Okunmalı efendim.

Kitabımız dört bölümden oluşmakta ve bir pansiyon da geçmektedir. Kötü bir pansiyon işletmecisi kari koca ve pansiyon sakinleri. Her düşünce de insanları barındıran bu mekanımız da düşünceler direkt söylenmekte, kimse düşüncelerini saklamamaktadır. Ictenlik anlamın da güzeldi. Herkes birbirini çekiştirir, karşılıklı kötü söylemlerde bulunurlar ancak bu durum çokta önemsenmemektedir.Derdi olmayan karakterimiz yok burada herkes kendini düşünürAtasözümüzle bitireyim Her koyun kendi bacağından asılırKarakterkerden Luka ve Pepel'i sevdim.
126 syf.
·3 günde·5/10
Tiyatrovari bir anlatımdı, çok birşey anladıgım söylenemez. Ama Maksim gorki olunca akan sular duruyor. Adam bir şekılde kıtaba bağlıyor sizi.
126 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Rusları okumaya devam ediyorum. Ne zamandır Gorki'ye başlamaya niyetim vardı lakin geç olsun güç olmasın.

Öncelikle Rus edebiyatında okuduğum kitaplar kadar konuşuyorum nerede ise hiç huzurla okuduğum bir eser olmadı. Okuyorum birden huzurum bozuyorum. Cemal Süreyya'ya hak vermemek elde değil.

Dostoyevski'nin Ezilenler adlı eserini okuyanlar bu eseri keyifli okuyacaktır. Çünkü oradaki yoksul ve ayaktakımı olan kesim çok güzel bir şekilde betimlenmişti. O kitabı okuyanın vicdanı güm güm sızlardı bence. Gorki'nin kitabı'da ona benziyor ama tiyatro eseri olduğu için biraz duygusallıktan uzak ve daha trajikomik bir eser.

Yoksul insanların hayatlarını nasıl sürdürdüğünü ve alt tabakanın nasıl bir psikoloji içinde olduğunu anlatan eserimizde bu durumun aslında bir sınav olduğunu belirten karakterlerde mevcut.. Hayat herkese farklı davranıyor ve hiç adil değil. Hayatın insana dayattıkları yüzünden insanlar iyi veya kötü oluyor yada mutlu veya mutsuz.Kitabın içerisinde her türlü insani duygu yer alıyor. Her insan aynı duyguyu farklı durumlar söz konusu olduğu zaman farklı bir şekilde gösteriyor.

Onlardan biri olmadığımız sürece onların halini, çaresizliğini ve umutsuzluğu anlayamayız.İnsanların hepsi farklı tabakalarda olmasına rağmen hepsi aynı şeyi yaşar ve hisseder. Çünkü hepsi insan ve hepsinin üzerinde insanlık var.


İnsan zengin doğar fakir doğar ama elbet bir gün herkes ölür. Sonuçta oyun bittiğinde piyon ve şah aynı kutuya konuluyor.
126 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Talihsizliklerin bir bodrum katına sıkıştırdığı insanların yakalarını bu kör talih, bir türlü bırakmamaktadır; yoksulluk, hastalık, ezilmişlik... ne ararsanız var. Sonra efendim bu talihsiz insanlar belki de yaşadıklarına bir kılıf uydurup bir nebze de olsa iyi hissedebilme kaygısıyla, nihayet felsefe yapmaya başlarlar. İnsanın dünya üzerindeki kıymeti, dünyaya gelme amacı falan derken, yazara göre felsefe zaten en başından beri uydurmalar yığınıdır, oyundaki İhtiyar Luka'ya göre de gerçekler hiç kimsenin ihtiyaç duymadığı zarar verici olaylardır... Buradan anlıyoruz ki bu şanssız insanların tek kaçış yollar yaşadıklarına felsefik nedenler bulmak, zaten yapacakları fazla bir şeyleri de yok...
Oyun karakterlerini ziyadesiyle seveceksiniz, Gorki'nin bu 'Ayaktakımı Arasında' isimli oyununu izlemenizi veya okumanızı tavsiye edeceğim...
126 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Normalde tiyatro kitapları okumaya alışık değilimdir kitap alırken de pek elim gitmez ama bu kitabı hevesle alıp severek okudum. Kitapta alt sınıf diye nitelendirilen birkaç insanın hayatından dört perdelik bir sahne geçiyor. Karakterlere çok çabuk alışıyorsunuz ve satırlar akıp gidiyor. Ayrıca pek okuyamadığım bir tür olduğu için bir tiyatro kitabından bu kadar etkileneceğimi düşünmezdim. Gerçekten cümleler çok etkileyiciydi. Bir şans verin. Bol okumalı günler :)
126 syf.
İNSAN AÇLIĞIN VE TOKLUĞUN ÜZERİNDEDİR.

Maksim Gorki’nin 1902 yılında yazdığı oyunu sadece onun en iyi oyunu değil aynı zamanda insanlık tarihinin en iyi oyunlarından biri olarak kabul edilmektedir

Her anlamda yok sayılmış, dibe itilmiş insanların umutsuzluklarını, çaresizliklerini, kıstırılmışlıklarını, toplumsal bir dönüşümün öncü sancılarını anlatmış gorki Ayaktakımı Arasında. İçlerine girmeden ne olduğu anlaşılmayan insanlardan onlar. Onlarında sevgileri var onlarında aşkları var onlarında acıları var. Hepsinden önemlisi onlarında bir yaşamı var. İnsan açlığın ve tokluğun üzerindedir...
126 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İlk defa bir tiyatro kitabı okudum. Kolay olmadi ama tat bıraktı. Kendimce küçük bir yorum bırakayım Farklı bir konu ve karakterler, her kesimden her insanın duygular,davranışlar bütünü. Insanı içsel bir yolculuğa ve düşünceye sevk ediyor. Onlarla empati kuruyorsunuz.
Burada acı, ölüm,aşk ve bunun gibi yaşamın farklı kısımları trajikomik olarak metinlere dökülmüş. Onlarla beraber yaşamadığımız olayların içine girer gibi bir his yaşıyorsunuz. Karakterlerle bir olup siz de onlarla konuşup, tartışıyorsunuz.Okunmalı efendim.

Kitabımız dört bölümden oluşmakta ve bir pansiyon da geçmektedir. Kötü bir pansiyon işletmecisi kari koca ve pansiyon sakinleri. Her düşünce de insanları barındıran bu mekanımız da düşünceler direkt söylenmekte, kimse düşüncelerini saklamamaktadır. Ictenlik anlamın da güzeldi. Herkes birbirini çekiştirir, karşılıklı kötü söylemlerde bulunurlar ancak bu durum çokta önemsenmemektedir.Derdi olmayan karakterimiz yok burada herkes kendini düşünürAtasözümüzle bitireyim Her koyun kendi bacağından asılırKarakterkerden Luka ve Pepel'i sevdim.
Kitapla kalın canım ailem🤗
126 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Öncelikle bu kadar güzel kitabın ,bu kadar az okunmasına çok şaşırdım.Bence çok başarılı, bulunduğu dönemi ile şartları ve bu şartların ve düzenin insan üzerindeki etkisini,bir zamanlar varlıklı ve umut dolu insanlarken nasıl ayaktakımı olduklarını anlatan bir kitap.Kitap, içinde inceden hayat,yaşam,inanç,gerçeklik ve yalan ile insan olma konusunda felsefi düşünceler içeriyor.Tiyatro eserlerini okumanın zor olduğunu düşünürdüm hep oysaki okurken hiç zorlanmadım karakterleri benimsemem çok kolay oldu sanki olaylar gözümün önünde cereyan ediyormuş hissi verdi. Bunun nedeni eserin çok güzel oluşu olduğu kadar ,benim günümüz Türkiye'sini eserin yazıldığı döneme yani Rusya'nın on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz dönemine benzetmem de olabilir ya da kendimden bir parça bulmam...
126 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
“Hepimiz insanız!Kendini başkası gibi göstermeye çalışsa da,yaşamda yalpalasa da insan olarak doğan insan olarak ölür!İnsanlara bakıyorum da hepsi daha akıllı,daha ilginç görünme çabasında...herkesten aşağı yaşasalar da,her şeyin en iyisini istiyorlar...”
Pek de bir şey değişmediğini görüyoruz aslında o günden bugüne..Her ne kadar oyun okumaya alışamasam da Ayaktakımı Arasında gösterdiği çıplak gerçeklikle farklı bir eser.
İnsanları incitme!

Peki yaşamım boyunca onlar beni incittiyse ne olacak? Bağışlayacak mıyım?
Maksim Gorki
Sayfa 115 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
+ Rüyamda hep ölüleri görüyorum. Korkuyorum.

— Bence dirilerden korkmalısın.
Maksim Gorki
Sayfa 71 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Namaz mı kılıyor?

Çok güzel!
İnsan inanır ya da inanmaz; kendi bileceği iş! İnsan Özgürdür...
Yaptığı her şeyden kendisi sorumludur; inanmaktan, inanmamaktan, sevmekten, aklı başında davranmaktan hep kendisi sorumludur...

İşte bu yüzden de özgürdür!
Maksim Gorki
Sayfa 117 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
—Yüreğinde kanun olan adam iyidir!

+Nasıl kanunmuş bu?

— İnsanları incitme! Al sana kanun!

Bizde Kur'an sizin kanununuzdur derler.
Kur'an yüreğinde olmalı insanın.
Maksim Gorki
Sayfa 107 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
İnsanlara bakıyorum da hepsi daha akıllı, daha ilginç görünme çabasında..
Maksim Gorki
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Bir kızcağız oturmuş, ağlayarak kitap okuyordu. Hem de iki gözü iki çeşme!

“Neyin var yavrum?” dedim.

“Çok acıklı...” dedi!

“Acıklı olan ne?” diye sordum;

“İşte bu kitap, ” dedi!

Kitaptaki insanlara acıyormuş.

Millet nelerle uğraşıyor yahu!
Maksim Gorki
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Güzelce yaşayıp gidersin, her şey yolundadır! Ama birden, basbayağı buz keser gibi sıkıntı kaplar içini...
Maksim Gorki
Sayfa 25 - TÜRKİYE İŞ BANKASI Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayaktakımı Arasında
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
126
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322139
Çeviri:
Koray Karasulu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Rusya'da on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz binlerce işçi ve köylüyü yaşamlarını sürdürecek imkânlardan yoksun bırakmıştı. Gorki'nin krizin vahim sonuçlarının hâlâ hissedildiği bir dönemde yazdığı Ayaktakımı Arasında, hem sosyal hem de manevi açıdan dibe vurmuş insanları konu edindiği yenilikçi oyunlarından biridir. Yazar, Çehov piyeslerindeki "çalkantısız" günlük yaşamın "rafine" havasını bu oyuna aktarırken, farklı dünya görüşlerinin çatışmasını gözlemlediği gerçeklere dayandırır.

Bir zamanlar amaçları olan bu insanları dibe doğru iten dünyanın gaddarlığı ve adaletsizliğidir. Ayaktakımını bizzat yaratan toplum, bununla yetinmemiş; insanlıktan çıkardığı bu "hayaletleri" daha da dibe itmek, hatta yok etmek için elinden geleni ardına koymamıştır. İnsanlar arasındaki kardeşlik, bireyin değeri ve en "hakir" insanda dahi içkin güzellikler unutulup gitmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 248 okur

  • Iraz Keskin Çetinkaya
  • Yahya Yılmaz
  • Nurettin
  • Hüseyin Yıldırım
  • Can Şener
  • Eda
  • Mustafa Çelik
  • Hêlîn Elçi
  • Atay Caner
  • Ahmet Özel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%35.1
35-44 Yaş
%37.8
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.1
Erkek
%61.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.6 (30)
9
%10.9 (10)
8
%25 (23)
7
%18.5 (17)
6
%4.3 (4)
5
%4.3 (4)
4
%0
3
%1.1 (1)
2
%1.1 (1)
1
%2.2 (2)