Öncelikle bu kitabın bir roman değil öykü kitabı olduğunu söyleyerek başlamalı. Kitaba adını veren Arkadaş da ilk öykü. Gorki elbette ki çok önemli ve döneminin tüm Rus yazarları gibi de harika bir yazar. Ancak belki roman değil öykü olduğu için bana yazarın kabiliyetleri biraz "koştur koştur" veriliyormuş gibi geldi. Sanki şöyle diyor kendine: "her zamanki gibi hem keskin zekamızı, hem siyasi görüşlerimizi, hem insana dair incelikli gözlemlerimizi hem de bunu tahlil etmede Allah vergisi kabiliyetimizi ve hassasiyetimizi işe koşacağız, ama bir romanın ilk bölümü kadar vaktimiz var." Yani bu nedenle her şeye dokunulmuş ama derinleşmemiş gibi. İlk öykü Arkadaş örneğin, bir yol arkadaşını anlatıyor. O arkadaşın anlatıcıyla aynı duruma düşmesi, yola çıkmasının nasıl'ı, neden'i yahut sonrasında başına neler geldiği önemli değil (öykünün sonunda yazar da bizzat böyle söylüyor) önemli olan bu Arkadaş'ın şahsı ve şahsındaki felsefesi. İyi ama Kazancakis bunun için bir roman yazmıştı, bize kendi Arkadaş'ını, Zorba'sını koca bir kitapta anlatmıştı. Ve biz de çok sevinçliydik, Zorba'yla özdeşleşecek, ona hayranlık duyacak, yer yer onu haksız çıkaracak vakti de buluyorduk. Öyküde ise bu mümkün olmadı, o zaman akıcılık da yitti, merak unsuru da. O nedenle tavsiyem hali hazırda Gorki "fanı" değilseniz, başyapıtı Ana'ya,biyografik üçlemesine ya da detay değil vuruculuk olsun diyorsanız, biraz da alışkınsanız tiyatro metinlerine bakmanızı öneririm. İçiniz Rus öykücülüğü çekiyorsa da Çehov'umuz bizi bekliyor.