Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Puan vermedi·400 syf.··
2023 24. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2023 21:23
"Yalnızca iki halk vardır, iki bağdaşmaz halk: Zenginler ve yoksullar! Ülkeden ülkeye giyinişler değişir. Ama zenginlerin yoksullara karşı davranışları değişmez. Halkın sefil yaşantısı da değişmez! Ve Ana hakkı ödenmez diyerek kitabımızın incelemesine giriş yapalım. Maksim Gorki'nin Ana adlı romanı Amerika sürgününde yazdığı Rus Devrimi öncesi işçi sınıfının fakir yaşantısını anlatan Sosyalist akımın örneği olan kitabıdır. Kocası alkolik bir fabrika işçisi olan kitabın baş kahramanı "Pelage" yani "Ana" kocasından sürekli şiddet gören bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel ile başbaşa kalırlar. Dönemin gençleri gibi körelip gitmekte olan oğlunda zamanla değişiklik farkeder. Bunun nedenini merak etmeye başlar. Oğlu Pavel bir süre sonra kitaplar okumaya başlar ve kitapları eve de getirir. Pavel anasını sonunda sosyalizm ile tanıştırır. Pavel yeni arkadaşlar edinir ve bu arkadaşları hergün eve getirmeye başlar. Ana başta bu durumdan rahatsız olur ve tedirgin olur ama daha sonrasında onlara yardım etmeye başlar. Hatta okuma yazma bilmeyen Ana onlar sayesinde okuma yazma öğrenir ve büyük bir azimle bu mücadeleye eşlik eder. İlerleyen zamanlarda Pavel ve arkadaşları yaptıkları isyan ve ayaklanmalardan dolayı birçok kez hapse düşerler. En son çıkarıldıkları mahkemede Pavel'in savunmasını arkadaşları bildiri haline getirip bunu halka duyurmak isterler.Mahkeme onlara sürgün kararı çıkarmıştır fakat onların asıl amacı bu yargılamayı bir fırsata çevirip kendilerini halka anlatabilmektir. Verilen hüküm onlar için önemli değildir, amaçlarına ulaşmışlardır. Ana oğlunun mahkemede yaptığı savunmanın bildirilerini dağıtmaya gittiği sırada bir ispiyoncu tarafından ihbar edilir ve sivil polis ve jandarma tarafından yerde sürüklenerek darp edilir. Ve incelememin konusuna
1K
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
10/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2023 58. kitabı
Herkese merhaba Maksim Gorki’nin başyapıtı Ana’dan kısaca bahsetmek istiyorum.Mitka Gribçeva bir romanında şöyle der Ana hakkında: “Dünyada heyecanlandırıcı,ustalıkla yazılmış çok güzel kitaplar var.Ama çok savaşçı yetiştiren,bilgisiz genç işçilere yeni ufuklar açan Maksim Gorki’nin Ana romanı gibi başka kitap bilmem var mıdır?Bizim için Ana sadece bir roman değil,savaş okulu,sayısız güç sorulara cevap veren gerçek bir ansiklopediydi..” Galiba bunun üzerine söylenecek çok fazla söz yoktur diye düşünüyorum. Dünya görüşünüz her ne olursa olsun bu eşsiz eseri mutlaka okuyun.
İnsan ve Toplum
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2021 39. kitabı
İŞÇİSİN SEN İŞÇİ KAL GİY DEDİ TULUMLARI Kitabı elime alıp ilk cümlesini okumaya başladığım andan ve bitirene kadar Rahmetli Cem KaracaCem Karaca 'nın Tamirci Çırağı adlı şarkısını mırıldandım içimden. youtu.be/9KkAtcPku2k isteyen dinleyebilir. Sayın Rus yazarımız Bir Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski ,bir Lev TolstoyLev Tolstoy kadar değeri bilinmese de Maksim GorkiMaksim Gorki 'nın AnaAna eserinden sonra kıymetlim olarak devam edecek. Çok beğendim aslında o kadar manidar bir konu ki dünyamızın kanayan yarası Afrikalı işçilerden tut Soma da şehit olan işçilerimize kadar herkesi düşündüm. İşçilerin kıymeti bilinmiyor, insan yerine konulmadıgımız gibi hakları da verilmiyor. Oysa namusuyla şu heryerinden akan bir damla terin bile haramsız olduğu namuslu insanların olduğu kesimdir işçi kardeşlerimiz. İş kazaları,iş hastakikları gibi durumların yeterince düzene girmemesi sadece yasa da var olması işçileri maasef ki yeterince korumuyor. Önce insan sonra iş İş biter ama insan kaybedersen aile kaybedersin. Bir baba ölürse eş ölür çocuk ölür. Bir anne ölürse bir eş ölür çocuk ölür Insanlık ölür. Ne olur insana kıymet verelim.Özellikle eli nasır tutmuş insanlara kıymet verelim.Çocuklarımıza bunu öğretelim. Konuya gelecek olursak.Pavel adlı bir gencin işçi hakları üzerine kitaplar okumasıyla daha sonra bir grup halinde bu yolda ilerlemeleri hapse düşmeleri sürgün yemelerini anlatan bir eser. Pavelin sondaki savunması Sokratesin savunması kitabını hatirlattı bana.Annesi kadar hayran ve gurur duydum Pavel'e Peki ANA kimdir? Ana Pavel'in annesi... Evlendiğinden beri dayak yiyen,ezilen hırpalanan, insan olduğunu unutan bir KADIN. Bu kadın oğluyla birlikte bu yolda kendini feda eden ve hiçbir şey bilmeyen cahil bir kadın.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
en sevdiğim yazarlardan biri olan maksim gorki nin en güzel kitaplarından .o zamanki toplumu sınıf farklarını çok güzel anlatmıştır yazarımız cidden harika bir kitap kitabın konusu geleneklerine bağlı bir kadının bir ana nın nasıl sosyalist yanlısı bir devrimciye dönüştüğünü anlatıyor kitabın baş kahramanı pagelya [ana] sonuna kadar oğluna yardım ediyor muhteşem bir gurur örneği .okumanızı tavsiye ederim...
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
"Direnen bir ruh öldürülemez!"
10/10
·400 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 11:48
Kitap, bir kadının oğlunun devrimci mücadelesi etrafında değişimini anlatıyor. Ana, önce sıradan ve haklarının bilincinde olmayan bir kadınken, oğlunun idealleriyle birlikte kendi bilincini ve cesaretini keşfediyor. Kitap gerçekçi ve etkileyici, ben de çok beğendim; karakterler öyle canlı ki sanki yanındaymış gibi hissediyorsun. Kitabın isminin anne değil de "ana" olarak düşünülmesi de takdire şayan, eğer çevirmenin mahareti değilse. Yazarın kurguladığı ve vermeye çalıştığı mesaja çok uygun bir isim olmuş. Okunmaya değer.
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2022 14:48
Sanki kapımın önündeki çamurun içinde yıllardır kocaman bir elmas duruyormuş da ben onu bir türlü keşfedemiyormuşum da bir gün bu elması görüp de mutlulukla havaya uçmuşum gibi. Ana, bana tam da böyle bir duygu yaşattı. İki yıl kadar önce almıştım. Kitaplığımda öylece duruyordu. Son zamanlarda kitap okurken Rus Edebiyatı'ndan eserler okurken daha çok zevk aldığımı fark ettim. Bu duyguyu tekrar yaşamak için iki yıla yakın bir zamandır Kitaplığımda duran Ana'yı okumak istedim. Maksim Gorki'nin okuduğum ilk kitabı ve resmen hayran kaldım. Kitapta işçi sınıfının 1905'te Çarlık Rusya'ya karşı direnişi anlatılıyor. Kitabın ana karakteri olan Pelageya, Pavel'in annesidir. Kocası ölmeden önce Pelageya anaya sürekli şiddet uygulanmıştır. Bu şiddet neticesinde Pelageya ana içe kapanık ve oğluna düşkün biri olur. Annesiyle birlikte yaşayan Pavel, gün geçtikçe kitap okumaya merak sarar. Okudukça zihni genişler ve yapılan haksızlığa karşı tepki göstermeye başlar. Çalıştığı fabrikadaki konuşmaları yüzünden ihbar edilir. Gözaltına alınıp cezaevine konur. Cezaevinden çıkıp tekrar işçi sınıfını bilgilendirmek için çabalar. İkinci defa tutuklanır. Önceden oğlunun düşüncesine katılmayan Pelageya ana, oğlunun ve arkadaşlarının yaşadığı haksızlıkları görünce onları anlamaya ve onlara destek olmaya başlar. Oğlunun çalıştığı fabrikaya gizliden bildiriler taşır. Pavel'in Mahkeme günü gelip çatar ve sürgün cezası verilir. Bu karar sonucunda Pelageya ana en büyük direnişçilerden biri olur. Kitap severlerin muhakkak okumasını tavsiye ederim. AnaAna Maksim GorkiMaksim Gorki
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
9/10
·400 syf.··
2020 57. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2020 20:18
Çok sevdiğim bir Bilge demişti ki" Sovyet Devrimini gebeleyen, Çarlık Rusya zamanındaki Edebiyatçılardır." Bu sözü şimdi çok daha iyi anlıyorum. 1906 yılında yazılan bu kitap bence hala güncelliğini koruyor ve uzun bir sürede koruyacaktır. Ana... Hepimizin Annesi, Ablası, Teyzesi, Nenesi.. çok yakından görebileceğimiz biri ama bu Ana'yı diğer Analardan ayıran ne? O da eşinden şiddet görürdü, evde akşama kadar hizmet ederdi. Ataerkil toplumun yarattığı tüm eksilerden o da çekti. Ama Ana Oğluna güvendi ve onun Ana'sı değil yoldaşı oldu. Oğlunun Devrimci olduğunu; Yataklarını kendi toplamasından, İçki icmemesinden, Küfürlü konuşmamasıdan anlamıştı çünkü yaşıtları böyle şeyler yapmazdı. Oğlu Pavel'e inanan ve anlamak için çaba gösteren Ana her zaman en zor görevleri üstlenir İşçi ve Köylüleri sömürülmekten kurtarmak için bazen köy köy yürür, bazen fabrikalarda "yasak" bildiri dağıtır. Ve oğlunun tüm arkadaşlarını kendi çocuğu Gibi sahip çıkar. Kararlı ve tek istediği Hakikatin yayılması.... Ve oğlunun Mahkemedeki duruşunu, sözlerini yaymak... Bir Kadının özgürleşmesinin sonucunda dünyanın ne kadar güzelleştiğini gösteren, Kadının direncinin ne kadar da kutsal olduğunu ispatlayan bir roman. Yorulmak bilmeyen, herkese yardımcı olan bir Ana. Cumartesi Anneleri kitabı okuyunca aklıma geldi ve acaba bu kadar Devrimci Ana'nın olduğu coğrafyada bu tarz roman neden çıkmıyor bunu düşünmekten alıkoyamadım kendimi. Rusya'da mücadelenin zorluğunu ve Devletinin ne kadar zalim olduğunu aslında tüm devletlerin birbirinin laciverti olduğunu iyice idrak ettim. Farklı olan sadece mücadele edenlerin deneyimleri.. Rusya soğunu, Sibirya sürgününü resmen hissetim. Gorki'ye de değinmek istiyorum. Devrimden sonra kimsesizlerden dünyanın en büyük askeri müzikalini (Kızıl ordu korosu)kuran
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
9/10
·400 syf.··
2021 119. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 01:54
NOT : Okuduktan sonra kendinizi Sosyalist hissedebilirsiniz. Bu kitapta bahsedilen sosyalistlerden olun ama :)) NOT : 10 sayfa okuyup uyuyayım derken 50 sayfa okuduğunuzun farkında olamayacağınız kitaplardandır. NOT : Ana karakteri özel isim değildir, yüreği güzel anneleri kapsar. :) 10 üzerinden 9 verdim çünkü 400 sayfalık bir kitap değil 700 800 olmalıydı hakkı bana göre. Kitabın her bölmesinde Ana'ya rastlıyor olmak, hüzünlü bazen de sıcak bir insan gibi olmama yetti. İlk zamanlar kocası olacak insan olmayan mahluktan çektiklerini anlatarak başlıyor kitabımız. Cengiz Aytmayov'un Toprak Ana kitabı gibi olacak sandım fakat şanslıyım ki öyle olmadı. Çünkü oğlu Pavel idealist bir insan olarak hayatta Ana'nın destekçisi oldu. Bu destek karşılıksız değildi elbet. Ana'nın yapmış olduğu fedakarlıklar - ki oğlunun hapislerde sürünme ihtimalini bile kabul etmek zorunda kaldı - oğluna ve dava arkadaşlarına olan inancı bambaşkaydı. Düzenin bozuk olduğundan ve insanlar arasındaki kutuplaşmanın tek gerçeği, ezenler ve ezilenler olması olarak aktarılmıştır kitapta. Halkın tepkileri, insanların korkuları harika betimlenmiş, kullanılan dilin sadeliği okuru yormamıştır. Yalnızca son kısımlarında biraz daha bahsedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela Pavel ne oldu? Sosyalizm ne oldu? Dava arkadaşları ne oldu? Ama olsun yine de Beğendim hem de fazlasıyla... Ve kesinlikle tavsiye ederim
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
Kaç yıl önce okudum hiç hatırlamıyorum o kadar uzun süre olmuş ki acaba ne anlatıyordu dedirtti kitap. 1906 da Amerika'daki sürgünde yazdığı romandır yazarın.1905 deki Rus devrimi öncesindeki Rus işçi sınıfının fakir yaşantısını anlatıyor. Ayrıca kitap sosyalist gerçekçilik akımının ilk örneklerindendir. Rus köylülerin ve işçilerin ağır yaşam koşullarını,öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz burjuva_asistokrat sisteminin karşısında en eylemli ve en ileri güç haline gelmekte olan sosyalist hareketlerin ilk filizlerini de gösterir. Kitap çok hüzün verip hatta bizi o yaşanan olayların içinde kendiliğinden götürüyor.mutlaka okuyun tavsiye ederim
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma
Bir ananın sosyalizm ile tanışması
9/10
·400 syf.··
2025 16. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 18:25
Yükselen işçi hareketleri ile ilgili yapılan film veya kitaplarda, genel olarak bu yola giren karakterlerin ebeveynlerinin olumsuz bakışları görülür. AnaAna tam olarak bu duruma karşıt bir karakter dönüşümünü gösteriyor. Baş karakterimiz genç yaşında evlendirilmiş, ömrü boyunca duygusal ve fiziksel şiddete maruz kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümü üzerine oğlu işçi hareketleriyle tanışır ve tanıştığı arkadaşlarıyla kendi evinde toplantılar yapmaya başlar. Ana da bu gençlerin konuşmalarını dinler ve yapmaya çalıştıklarını takip eder. Yaşanan olayları gözlemler. Bu gözlemler, dinlemeler ile ananın ilgisi artar ve o da gençleri anlamaya başlar. İşçi hareketinde aktif görevler alır. Baştan sona kadar ana karakterimizin gelişimi mükemmel bir şekilde aktarılıyor. Tek eleştirim kitabın sonuna dair olabilir. Kitap yarım bırakılmış gibi. Devamında gelişen olaylar da anlatılmalıydı bence. Bu kitaptan sonra okumadıysanız şu kitapları da okumanızı öneririm; İki Şehrin Hikâyesiİki Şehrin Hikâyesi, Demir ÖkçeDemir Ökçe ve Gazap ÜzümleriGazap Üzümleri
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.