Veronika, hikâyenin kahramanı. Genç ve güzel bir kadındır. Dıştan bakılınca her şeyi vardır, mutluluk dışında.
Hayatının anlamsız olduğunu düşünerek intihar etmek ister. Fakat bu girişimi başarısız olur ve bir akıl hastanesine kaldırılır.
Doktorlar Veronika'ya sadece birkaç günün kaldığını söylerler. Bu sınırlı zamanda Veronika, yaşamı ve ölümü sorgulamaya başlar. Delilik ile özgürlüğün, korku ile cesaretin sınırlarını keşfeder. Ölümün yaklaştığını bilmesiyle ilk kez gerçek anlamda yaşamayı merak eder.
Hikâye, yaşamın değerini fark etmeyi, toplumun dayattığı kalıplardan sıyrılmayı ve kendi seçimlerinin sorumluluğunu almak üzerine derin bir yolculuk sunuyor.