Çevirmen:
Ergin Altay
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Uyanış Ana!
8/10
·432 syf.·
2025 142. kitabı
ANA! ''Hükümet gibi kadın!'' lafı vardır ya hani, heh işte tam da bu romana yakıştırılasıdır benim gözümde. Sayfalarındaki o her an bir arbede yaşanacakmışçasına hoyratlaşan satırlar kendi aralarında kitabı kapattığımda kim bilir kaç kez burun buruna gelmişlerdir. Eeee bi yerde gerilim de lazım tabi:) lakin bu oldukça çetin cevizli bir gerilim. Toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen devrimci liderist bu roman, genel perspektif olarak Rus proletaryasının Çarlık Rusya'sına karşı verdiği devrimci mücadelenin romanıdır, ee durun durun hatta akıl kitabıdır demek daha uygun düşer bence. Çünkü paylaştığım birçok alıntılarda da bu söylemimi yansıttığını düşündüğümü söylemek isterim. Bu tarz birçok temaya ev sahipliği yapan ve misafirliği devam çeşitli sunumlarla devam ettiren -bildiri- kitaplarını; akla zindelik, vücuda dinamiklik, hücrelere özgürlüğü koklatan, tepeden tırnağa yapılan manifestolarla çığır açan bir yapıta dönüştüğünü görebildiğim için çok seviyorum, ve gururla okuyorum. Dedim ya birçok temaya ev sahipliği yapmakta. Gelin biraz da bu temaları bu tür kitaplara uydurduğum 'alıntılar izinden kalıntılar' sistemimle kitabı derinlemesine nüfuz edebilelim. ** "Burada yaşam her zaman böyleydi yıllar bulanık bir sel gibi ağır ağır bir yerlere doğru akıp gidiyordu, geçmişin aynı düşünce, davranış alışkanlıklarını bütünüyle sımsıkı bağlıydı, kimse de bu yaşam biçimin değiştiğimi denemek istemiyordu." tâ ki bir yiğit gözü pek çıkana kadar. Uyanmanın ayak izlerini çoktan görmüştü o yiğit evlat, "Yasak kitapları okuyorum ben anacığım bizlerin işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okunmaları yasaklanan kitapları okuyorum, gizli basıyorlar onları ve bu kitapları bende bulurlarsa hapse, gerçekleri öğrenmek istediğim için hapse
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Ana - Maksim Gorki
Puan vermedi·432 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 15:36
“Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum.” diyor Pavel. Ana ise korkuyor oğlunun başına bir şey gelecek diye. Fakat Pavel “Başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi.” diyor… Rus Devrimi öncesindeki Çarlık sistemi, bu dönemdeki alt ve üst sınıf arasındaki ilişki, işçinin emekçinin durumu anlatılıyor bu kitapta. Ana yani Nilovna ve oğlu Pavel kitabın ana karakterleri. Küçük bir yerde çalışan fabrika işçilerinin sömürülmesi artık bazı kişilerin canına yetiyor ve bu duruma baş kaldırmak için harekete geçiyorlar. İnsanların sosyal hayatı yok denecek kadar az çünkü hepsi patronlar için çalışıyor ve tuzu kuru olan kesim için işçilerin yaşadığı hiçbir şey önemli değil. Maksim Gorki birçok karakter üzerinden sosyalizmi anlatıyor. Özellikle Ana karakteri, Nilovna, romanın en başından en sonuna kadar öyle bir değişim gösteriyor ki okurken çok duygulandım. En baştaki o korkak, çekingen kadının yerine güçlü ve cesaretli harika bir kadın geldi. Herkesin anası oldu çıktı, herkesin derdine ortak oldu. Roman gerçekten muhteşemdi, okuduğum en güzel klasiklerden biri oldu. Rus romanı olması sebebiyle en başta çok korkmuştum dili ağır olur mu ya da karakterler çok fazla olur da karıştırır mıyım diye ama hiç zorlanmadım. Çevirisi de üslubu da harikaydı. Öyle bir aktı gitti ki kitap iki üç günde bitirilebilecek bir kitaptı bence. Çok beğendim. İnsanların dayanışması, haklarını savunması, ne olursa olsun yollarından dönmemeleri çok duygusaldı benim için. Çok beğendim. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız!
Edebiyat & Roman
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
İŞÇİ HAKLARI, TABİİ VARSA...
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 23:28
Toplumcu gerçekçilik bir amaç uğruna ortaya çıkmıştır. Edebiyatta da bu amaca hizmet etmesi amacı güdülmüştür. Yani sanat, toplumsal gerçeği yansıtmalıdır bakış açısı hakimdir. Bu evrede de toplumsal gerçekçilik; ezilen, hor görülen, sömürülen ve mutsuz insanların geleceğe umutla bakmaları açısından Rusya’da sosyalizmle harmanlanmıştır. 19. yüzyılın Çarlık Rusya’sında başlayan toplumcu gerçekçilik akımının ilk ve öncü örneği Maksim GorkiMaksim Gorki'nin AnaAna romanı kabul edilir. Rusya’da sosyalist devrim mücadelesinin en yoğun olduğu dönemlerde, toplumcu gerçekçilik akımı güçlenmiş ve Ana’da da bu akım, neredeyse tüm özelliklerini kapsar şekilde işlenmiştir. AnaAna romanında; Rus Devrimi öncesindeki Çarlık sistemi, bu dönemdeki alt ve üst sınıf arasındaki ilişki, küçük ve sıradan insanın daha doğru tabirle işçinin, emekçinin durumu anlatılır. Çarlık Rusya’sındaki sınıfsal farklılıklar, ekonomik sıkıntılar, aile içi dinamikler, toplumsal değişim adına verilen mücadeleler gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır. Roman, ana karakter olan Ana, yani gerçek adıyla Pelageya Nilovna adlı orta yaşlı bir kadın ve oğlu Pavel etrafında dönmektedir. Tabii bu iki karakter dışında birçok karakter de mevcut, benim en aklımda kalanlardan birisi de Saşenka. :) Roman başlarda küçük bir mahallede geçerken, daha sonra kente taşınıyor. Bu küçük mahallede sosyal ve ekonomik olumsuzluklar üst seviyededir. Mahalle sakinlerinin çoğu, orada yer alan bir fabrikada çalışmaktadır, daha doğrusu sömürülmektedir... Maksim GorkiMaksim Gorki işçiler ve işçilerin yaşadığı adaletsiz düzene karşı kapitalizmi eleştirmektedir. İnsanların sosyal hayatı yok denecek kadar azdır çünkü patronlar tarafından fabrikada onlar da birer makine haline getirilmişlerdir. Toplumdaki bu bozulma, roman içinde aile yapısını da etkilemektedir.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 14:07
Selamlar, okuduğum en en en iyi klasiklerden biri olan Ana eserinin yorumunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ana, 1905 Rus Devrimi’nin hemen ardından yazılmış. Çarlık rejiminin son derece baskıcı olduğu, grevlerin ve tutuklamaların yoğunlaştığı bir dönemde kaleme alınmış. Roman, yayımlandığı dönemde yasaklanan, el altından okunan, açıkça politik bir metinmiş. Kitap, Çarlık Rusyası’nda bir işçi kasabasında yaşayan Pelageya adındaki korkak ve sessiz bir kadının hikâyesini anlatıyor. Başta yalnızca oğlunu korumak isteyen bu annenin, zamanla nasıl bilinçlendiğini ve işçi hareketlerinin aktif bir parçası hâline geldiğini okuyoruz. İlk başlarda bir ana–oğul ilişkisi gibi başlayan hikâye, giderek bir toplumsal uyanışa dönüşüyor. Oğlu Pavel, işçi babasının yaşadığı kaderi kabullenmek istemeyen, sorgulayan, okuyan ve özellikle işçiler için mücadele eden genç bir devrimciye dönüşüyor. Pelageya, yani Ana, oğlunun başına kötü şeyler gelmesin diye ona destek olurken zamanla kendini devrimci gençlerin arasında, onlara yardım eden, onlar tarafından saygı gören ve sorgulayan bir kadın olarak buluyor. Ana için bu dönüşüm çok kıymetli. Çünkü eşi hayattayken sürekli şiddet gören, ezilen ve sesi bastırılan bir kadının; artık yalnızca kendisi için değil, başkaları için de bir şeyler yapabilmesi ona ilk kez değerli olduğunu hissettiriyor. Bu roman bize şunu çok net gösteriyor: Devrim yalnızca genç, eğitimli erkeklerin değil; en sıradan insanların bile meselesidir. Maksim Gorki, sosyalist gerçekçilik akımının kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilen çok önemli bir Rus yazar. Ana’yı okuduktan sonra bu tanımlamanın neden yapıldığını çok net anlıyorsunuz. Şunu da özellikle belirtmek isterim: Kitap, okuduğum en akıcı klasiklerden biri oldu. Rus klasikleri genelde karakter karmaşasıyla
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
9/10
·432 syf.··
2023 49. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2023 06:56
Bir zamanlar çalıştığım işletmeye sendika girmesi için örgütlenmiş ve en önlerde mücadele etmiş biri olarak okurken inanılmaz keyif aldım. O günleri tekrar yaşadım. Yaşanılan hayatı kabul etmemek lazım bazen, bir şeyleri değiştirmeli. Senin mücadelenle değişmese bile senin başlattığın ya da hizmet ettiğin mücadele meyvesini er geç veriyor. Kitapta işçiler amacına ulaştı mı yazmıyor ama insanların nasıl uyandığı çok güzel anlatılmış. Böyle kitaplar okuduğum zaman "bu kitaplar ders olarak okutulmalı" diye düşünüyorum. Çok anlamlı, çok değerli bir kitap. Herkese tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle...
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Rus Edebiyatının En Büyük "Proleter"i: Maksim Gorki
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 65. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 21:28
Bir proletarya romanı... Eser, işçilerin yaşadıkları zorluklara karşı direnişini ve örgütlenmesini anlatmakta. Sosyalizmin veya devrimci ruhun bu kadar ayrıntılı ve derin anlatıldığı başka bir eser yoktur bana göre. Kitap aslında tam bir öğreti; hedef, birlik-beraberlik, örgütlenme, ortak amaçlar, cesaret, fedakârlık, uyanış, aydınlanma, işçi sorunları, işçi hakları ve daha nice kavramı ele almakta. Karakterlerden Pavel ve Pavel'in yolundan giden annesi Pelagaya, direnişin sembolü haline gelmiş ve birçok yüreğe ışık ve umut olmuştur. Korkunun ve endişenin yerini nasıl cesarete ve fedakârlığa bıraktığını göstermişlerdir. Sonucu ne olursa olsun gerçekleri savunmanın ve doğru bildiğin yoldan ilerlememin önemini vurgulamışlardır. Kitap fikir ve ideoloji üzerine kurulu olduğu için olaylar yavaş ilerliyor. Bu da kitabı okumayı zorlaştırıyor. Yavaş okumuş olsam da çok beğendiğim bir Gorki eseri oldu. Zaten Ana'yı bilmeyen duymayan yoktur. Benim de hep okumak istediğim ama beklettiğim bir eserdi. Bugüne kısmetmiş.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
9/10
·432 syf.··
2021 31. kitabı
Düşün ki fabrikada çalışan kocan eve geldiğinde seni yoktan yere dövüyor. Şimdi biraz daha genişlet bu resmi; tüm kadınların işçi kocalarından dayak yiyip sadece hizmet ve çocuk bakmakla görevli olduğunu düşünelim. Kötü bir manzara mı? Dönem Rusya'sında bunlar olağan ve sıradan vakalardı. Normal olmayan tek gerçek Ana! Kim olduğunu Pavel'den bilebilirsin. Ana eşi ölünce sürekli okuyan, bilgilenen ve terbiyeli oğlu ile başbaşa kaldığında hayatında bambaşka bir pencere açacağından habersizdi. Pavel sosyalist, işçi sınıfını savunurken ezilen topluma "neden sesin çıkmıyor" demek için yoldaşlarına her akşam vaazler veriyor. Ana ise koca dayağını, emekçilere az para çok iş yaptırılmayı, fabrika sahiplerinin zulümlerini ve halkın sömürülmesini öğrenmeye başlıyor. Okumayı oğlunun bastığı sosyalist gazetelerden öğrenirken ona hürmet eden Pavel'in arkadaşlarına yoldaş olmaya başlıyor. 1 mayıs günü en önde Pavel ve dostlarını tutuklayan hükümet Ana'yı belkide çok farklı bir kadına dönüştürdü. O sadece oğlundan öğrendikleriyle, yaşadıklarıyla ve en önemlisi Pavel'i kurtarmak için tüm bu sistemin başına geçti. Bir mücadele okutacak sana, Rusya'nın toplum, ekonomi ve güç üçlemini kuş bakışı görmeni sağlayacak. O dönemde yazılan işçi sınıfının hayatı - mücadelesini konu alan ilk kitap olduğu gerçeği bile okuman için iyi bir sebep! Aklınıza yer edecek olan en önemli kısım; toplumun sosyalist Anasının Rusya'ya devrim yaratması sanırım. Bu başkaldırıyı mutlaka okumanızı öneririm. #ana #maksimgorki #canyayınları
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 6. kitabı
Bu kitap hakkında nereden başlasam bilemiyorum, öncelikle benim ön yargımı kıran bir kitap olduğunu belirterek başlayabilirim sanırım. Üniversite 1.sınıfta teyzem bana okumam gerektiğini söylemişti,ancak 3 yıl geçmesine rağmen şimdi okuyabildim. Kitabımızdaki olaylar 1905ten önce Çarlık Rusyasında fabrika işçilerinin başından geçiyor. Kitaba adını veren ana karakteri Pavel'in annesi. Ana karakteri hakkında kısaca bir şeyler söyleyecek olursam; hiçbir zaman tam anlamıyla korkusuz değildi, yüreğinde hep oğlu Pavel ve yoldaşları için korku taşıdı. Taşıdığı korkuya rağmen onların mücadelesinde yer alması, aslında o yaşına kadar hiç bilmediği bir yaşamın mümkün olma ihtimaline duyduğu inancı gösteriyor bizlere. Ana hayatı boyunca kocasından eziyet çekmiş, dayak yemiştir. Kendisinin de söylediği gibi evlenmeden önceki hayallerini, hayatını hatırlamıyor bile. Pavel ise kendisi gibi işçi olan babasının (babası Pavel'e de iyi davranmıyor, bulundukları yerde korku salan ancak sevilmeyen bir adam) ölümü ile annesi ile baş başa kalıyor. Başlarda annesine karşı oldukça mesafeli ve katı tavırlı olan Pavel kitap okumaya başladıkça değişiyor ve değiştiriyor. Pavel ve arkadaşları en başta fabrika arkasındaki bataklığın kurutulması için yapılacak masrafta işçilerin kazancından kesilmemesi gerektiği hakkında bir direniş örgütlüyor ve olaylarımız böylece akıp gidiyor. Ana başlangıçta sadece oğlu için kaygılansa da sonra gençlerin yürüdüğü yola, eşit ve hakça bir yaşamın herkesin hakkı olduğuna yürekten inanıyor. Kitapta terimsel karmaşaya boğmadan sosyalist fikirlerin ifade edilmiştir. Altını çizip beni uzunca düşündüren o kadar çok cümle vardı ki...Son olarak belirtmek istediğim bir bölüm var; Pavel ve arkadaşlarının yargılandığı mahkemede, mahkemenin tutumu, hukukun nasıl devletin kendi
Eşitlik
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.