Aslihan Yayla

565 syf.
·
Puan vermedi
Aslında sıradan bir adam Prof. Kein, sadece kitaplara birazcık düşkün. Birazcıktan kastım; 25.000 tane kitabı var. Düşünmesi büyüleyici olduğu kadar her birine özen göstermesi de bence güç bir durum, öyle değil mi? İşte bu yüzden tıpkı kitaplarına kendi gibi özen gösteren Theresse ile evlilik yapıyor. O mu kim? Evde görünmeden temizliğini,
Körleşme
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20213,527 okunma
Reklam
565 syf.
·
Puan vermedi
Körleşme
KörleşmeElias Canetti
8.3/10 · 3.527 okunma

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
720 syf.
·
Puan vermedi
Shannon Lynch henüz on beş yaşında ve bu süreç boyunca hem evde hem de okulda zorbalığa maruz kalmış. Neden dersiniz? Sessiz, sıradan ve belki biraz ufak tefek oladuğu için olabilir mi? Hiçbir şey zorbalık yapılmasını haklı göstermiyor. Shannon'ın yaşadığı bu durum onu son noktaya getirmiştir. Devlet okulundan koleje aldırdığı kaydı ile yepyeni bir başlangıç yapmak ister. Okulun popüler ragbi yıldızı Johnny için sıradan bir günken Shannon okulu kısaltmak için sahadan geçmek ister. Johnny'nin fırlattığı ragbi topu Shannon'ın tam kafasına isabet eder. Kızımız oracıkta bayılınca da iki ana karakterimizin tuhaf dostlukları böylece başlamış olur. Aile, dostluk, aşk, güven, lise travmaları, şiddet ve bazı tetikleyici unsurların bulunduğu uzun soluklu bir kitaptı. Shannon ve Johnny arasındaki o sinerji okura kesinlikle geçiyor. Belki bu ilişki biraz yavaş ilerliyor ama ikili arasındaki o esans öyle haklı bir pozisyona giriyor ki en az yazar kadar okurunda içine siniyor. Bir seri ama bence bağımsız da okunabilir. Yazarın kesinlikle geçmişinde bu tür haksızlıklara uğradığını ya da bu durumlarda olanlara şahit olduğunu düşünüyorum. Gerçekten keyifli bir romandı. Tavsiye ederim.
On Üç’ü Bağlamak
On Üç’ü BağlamakChloe Walsh · Martı Yayınları · 2024222 okunma
96 syf.
·
Puan vermedi
Anne kız çekişmesi abla kardeş çekişmesine benzer derler. Ne kadar doğru bilemem. Fakat bazen halının altına bakmak yerine üstündekileri doğru kabul ederiz. Ne demek şimdi bu? Bir kavga ya da küslükte bilin ki tek taraf tüm suça sahip değildir demek istiyorum. Hayat hepimiz adına farklı işliyor. Benzer yönlerini elbet tahmin edebiliyoruz. Fakat başımıza gelen bir durumda bile nasıl tepki vereceğimiz muamma. Peki ama ya bağırmak istesekte sesimizin çıkmadığı o anlar? Bu kitapta anne kız ilişkisindeki çocuk kısmına ışık tutacağız. Genç bir kadının annesinden utanacak kadar nefret etmesi, sevmeye çalışırken kendine öfke kusması ve haklı haksız tarafları görmeye başlarken kendi benliğinde "ben kimim" sorgusuna geçecek. Sanki biz psikiyatrist koltuğundayız. Özlem ise bize danışan olarak gelmiş. Kulak verdikçe hayatına dair notlar alıyoruz. Peki kim haklı? Geçmiş travmaların hesabını sadece anneye mi kesmeliyiz? Avuç içinizi göğüs kafesininize yakın tutunca küçük bir sızı hissedeceksiniz. Bu, kitaptaki Özlem'in vicdan muhakemesinin başladığı anlamına geliyor. Annesine diliyle, aklıyla ve tavrıyla işlediği günahların bağışlanması için günah çıkarıyor. Peki tamamen suçlu taraf kim? Altını keçeli kalemle çizdiğim çok yer oldu. O perdeler en iç sıkan ama en haklı cümlelerdi. Belki yazar kadar size ifade edemeyebilirim. Lakin kağıdın elinizi kesmesi gibi sonradan hissettiren bir sızı bırakıyor sizde. Gönülden tavsiyemdir.
Anne Çiçekleri
Anne ÇiçekleriÖzlem Çetinkaya · Düşbaz Yayınları · 20242 okunma
Reklam
192 syf.
·
Puan vermedi
Radyoda sesini kıstığın, televizyonda tahammül edemediğin, Youtube'da başka videolara geçmek istediğin ve sosyal medyadaki sokaktan vatandaş videoları keşfedinde tam önüne tokat gibi çıksa da sen yine değiştirmek için yeltendiğin o mevzular bunlar. Hani o en doğrusunu ben bilirim dediğin o üstü kapanmış mevzular. Memleketimin, geçmiş tarihini günümüze kadar eşeleyen başlıklar bulacaksın bu kitapta. Sana bana bir çocuğa anlatır gibi tane tane anlatacak. Kabul; Oğuzhan Uğur gibi havalı bir giriş olmadı. Fakat mevzumuz başka; tarihte kulaktan bilgilerle toprağımızda neler yaşandığını kaynakçalarla gösteriyor. Öyle ki o bilinen bilgi yığınını "ah bu böyle miydi?" sorunsalıyla çürütülüyor. Ben ilk kez tanıştım "yazar Oğuzhan Uğur ile". Youtube'dan daha kişisel, daha filtresiz ve net bilgilerle teke tek konuşuyor seninle. Gençlere nasihat veriyor. Benim gibi yaşıtlar ise vatanseverlik aşkınla başbaşa kalıp seni düşündürtmeye sevk ediyor. Kadından, haktan, çocuktan, eğitimden, eşitlikten, sanattan, sorumluluktan, teknolojiden, tarihten, günümüzden, nesillerden, yanlış bilgiden ve önyargıdan bahsederken kulağına küpe yapar buluyorsun kendini. Hangisini doğru savunuyor, hangisine destekliyorum diye düşünen sen; bir kez de bu kalemden dinle memleket mevzularını. #memleketmevzuları #oğuzhanuğur #nemesiskitap
Memleket Mevzuları
Memleket MevzularıOğuzhan Uğur · Nemesis Kitap · 202425 okunma
Farkında olmadan annemin yaptıklarını tekrarlıyor olabilir miymişim? Senin atamadığın adımları atmaktan geri duruyor olabilir miymişim? Hiçbirinin cevabı yok. Varsa da benim duyabilecek gücüm yok. Yorgunum. Senin atamadığın adımları atmaya çalışmaktan yorgunum. Sen adım atamadıkça attığım her adımdan vicdan azabı çekmekten yorgunum. Boşukları doldurmaktan yorgunum. Seni kurtarmaya çalışmaktan yorgunum. Sesimi duyurma çabasından yorgunum.
İçimdeki öfkenin kabardığını sıktığım dişlerimden anlıyorum. Çizdiğim pencereye bakıyorum tekrar, oradaki perdeye. Ne demişti adam? "Yaşam sizin için zor demek ki ona bir perdeyle sevimlilik katmak istiyorsunuz." Olsa keşke, bir perdeyle düzelecek olsa yaşamlarımız...
Perdeler koymuşum pencereye; iki yana açılan perdeler, annemlerin evindeki perdelere inat. Kapalıydı bizim evin perdeleri. Bizim evde söylenecek şeyler söylenmez hiç; hiç söylenmeyecekler ya da söylenmese de olur şeyler söylenir bizde. Gölgesi de çoktu bizim evin. Işık olmazdı evde. Mobilyalar solmasın diye perdeler açılmazdı. Ruhlar solsun ama mobilyalar solmasın...
Ezberledim artık, başından sonuna kadar her ânını biliyorum. Annemin sesi. İnler gibi. Sayıklar gibi. Uyandı uyanacak. İstemiyorum. Göz göze gelmek istemiyorum. Yalan söylemek istemiyorum.
Reklam
Boşluğun içinde debelenmek, sırların arasındaki gerçekleri beyhude aramak yoruyor beni. Belki de yorgunluktan sırlar uyduruyorum kafamın içinde, sonra onların altında eziliyorum. Kimi benim gibi ilaçları indiriyor mideye, kimi sıkıyor kurşunu kafasına.
432 syf.
·
Puan vermedi
Eğer tatlılarla aranız iyiyse bu kitap sizi okurken gülümsetecektir. Kitap kendi içinde beş hikayeden oluşuyor. Bu hikayeleri asıl ilginç kılan ise başlıklarının tatlı isimlerinden oluşması. Aklınıza hemen tatlıların yapılış şekilleri düştüyse doğru noktadayız demektir. Yazar, her hikayede o tatlının bir nevi temasını kurguya işliyor. Bence farklı bir fikir, sizce nasıl? Hikayeler kardeşlerin ve kuzenin yaşadıklarını konu alıyor. Aslında bağ kurmak istenirse hikayeler arasında yakınık bulabilir. Fakat yine de bana göre bağımsız okunabilecek bir kitap diyebilirim. Eğlenceli, özlediğimiz o yazın deniz kokusunu çekmemizi sağlayacak. Aynı zamanda tatlı yakınlaşmaları gördükçe o samimiyeti içinizde hissedebileceksiniz. Eğer eğlenmek isteyenleriniz buradaysa bu kitap size tavsiyemdir. Yazarın başladığım ilk kitanı oldu. Son olmayacağı kesin. #genclikyazvetatlidusler #büşraköprü #parolayayınları
Gençlik Yaz ve Tatlı Düşler
Gençlik Yaz ve Tatlı DüşlerBüşra Köprü · Parola Yayınları · 202428 okunma
1.191 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.