g

Gotik Edebiyat

27 üye
Takip
Dracula’nın Açtığı Yaralar ve Güller: Ölümsüzlük ve Aşk Mersiyesi
Bu yazı Dracula karşısında çoğalan bir ruhun hâllerine binaen karalanmıştır. Son çıkan filmi izledim ve gotik bir koltukta, kaotik bir duygular silsilesinden geçtim. Sinema salonundan çıktığımda ruhum, tıpkı Kont’un şatosu gibi, ürkütücü bir güzellikle döşenmiş, hem çok eski hem de çok yeni bir karmaşanın içindeydi. Hem güldüm hem sitem ettim hem acı çektim hem Tanrı ile sohbet ettim hem çok aşık olmak hem de sevilmek istedim. Hani gotik edebiyatın özünde sublime dediğimiz o yüce ve dehşet verici olanın karşısında insanın bölünmüşlüğü var ya. Ben de bu bölünmüşlüğü, kendi varoluşsal notalarımla tatmış bulundum. Kendimi tanıdığım kadarıyla, sıradan bir korku filmi seyircisi değilim. Ben, bir eserin alt metnini kendi içsel yolculuğumun haritasıyla okumaya bayılırım. O yüzden, Dracula’nın bana bu denli dokunmasının sebeplerini bulamamak imkansız gibi bir şey olur. Konu ölümsüzlük laneti ve zamanın tiranlığı olunca far görmüş tavşana bağlıyorum ve bundan memnuniyet duyuyorum. Dracula’ya gelirsem, onun en büyük laneti ölümsüzlük değildi, zamansızlığın içinde mahsur kalmaktı demek aykırı olmaz ya da ne alaka dedirtmez herhalde. Benim bu hikâyeden bu kadar etkilenmemin felsefi köklerinden biri de, zamanla kurduğum derin ve bazen huzursuz ilişkiden geliyor olabilir. Geçmişin ağırlığını taşıyan ama geleceğe dair umudu hiç kaybetmeyen bir zaman yolcusu olanlar beni anlar. Filmde Dracula’nın yüzyıllar boyunca sevgilisinin reenkarnasyonunu beklemesi, aslında kutsal bir sabırsızlık hali. Benim Tanrı ile sohbet etmeme sebep olan da bu değil mi? İlahi olanla, kaderle, “Neden bu kadar beklemek zorundayım?” sorusuyla kurduğum o kadim diyalog. Dracula’nın yanında hatta Dracula’yla beraber sitemim, belki de Tanrı’ya, “Bu aşkı, bu bağlanma arzusunu neden bu kadar imkânsızın kıyısına
Gotik Edebiyat
Karanlık, onun evi olmuştu; o artık karanlığın çocuğuydu.”
Gotik Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
2026 Yılında Drakula okumak
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
2026 yılında Dracula okumak. Kendi dönemi için farklı yıllar ilerledikçe dünya çalkalandıkça anlamı ve değeri değişen harika bir eser. Amerikalıların bize gösterdiği Dracula parodi dozu yüksek bir kaka bombası bu eser ise titizlikle ve akıl dolu tasarlanmış çok katmanlı. Amerikalılar genellikle güzel bir şeyi alır ve onu sonuna kadar sömürür ve parçalar. O yüzden güzellikten ve incelikten anlamazlar. Bu eleştiriyi yapmam şarttı gerçekleri söyleyen birileri kesinlikle olmalı. Bram Stoker kendi dönemini Dracula üzerinden anlatmış ve eleştirmiş. Her yazarın yaptığı şeyi yapmış aslında. Benim Dracula kitabından anladıklarım ise çok farklı. Daha çok insan doğası üzerine. Ölüm üzerine. Herkesin kitabı deneyimlemesini tavsiye ederim. Tekrar ediyorum Amerikan ucuzluğundaki Draculayı kafanızdan söküp atın. Bu kitap size gerçek Dracula olgusunu anlatacak. 10/10 ️️️ #dracula #drakula #bramstoker #gotikedebiyat #korku
Gotik Edebiyat
DrakulaBram Stoker · Ötüken Neşriyat · 20256,3bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 16:59
Türk edebiyatının ilk gotik kitaplarından olan Canvermezler Tekkesi beni fazlasıyla şaşırttı; hem olay örgüsü hem de anlatımıyla çok beğendiğim bir kitap oldu. Fransız yazar Claude Farrére'in La Maison des Hommes Vivants eserinden uyarlanılarak anlatılan bu eser ilginç olaylar ve karakterleriyle hemen içine çekti beni. Ali Nail, Karadeniz'de fırtınadan etkilenen balıkçılara yardım etmek için Sarıyer'den yola çıkar ve bu yolculukta başına tuhaf olaylar gelir. Bu olaylardan ilki sevdiği kadın olan Meliha'nın siluetini görmesidir. Ali Nail, Meliha'nın peşine düşer, kaza geçirir ve kendini garip bir evde bulur. Bu kocaman evde Canvermezler adında üç tane ürkütücü yaşlı adamla tanışır ve başına tekinsiz mistik olaylar gelir. Ölümsüzlük ve reenkarnasyon temalarıyla harmanlanmış harika bir kitap okudum cidden. Okurken olayların nereye varacağı, bir sonraki sayfada nelerin olacağı merakı ve gerilimi yüksek bir okuma oldu benim için. Ayrıca dönemin birçok kitabına göre dil ve anlatım açısından çok başarılı bir kitap bence, Selim Nüzhet harika bir iş çıkarmış. Özellikle kitabın ilk sayfalarındaki İstanbul betimlemeleri beni cezbetti. Türk edebiyatında farklı bir kurgu okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Gotik Edebiyat
Canvermezler TekkesiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025509 okunma
"Adlandıramadığım bir duygu ruhumu ele geçirdi; tahlile izin vermeyen, geçmişin derslerinin karşısında yetersiz kaldığı ve geleceğin de bana anahtarını sunmayacağından korktuğum bir his. ... Bu düşüncelerin belirsiz olması iyi değil, çünkü düşüncelerimin kaynağı tamamen yepyeni bir şey. Yeni bir his, yeni bir varlık ruhuma ekleniyor."
Sayfa 20 - Şişeden Çıkan Mektup, [Edgar, kalemini seveyim :)]·Kitabı okudu
Gotik Edebiyat
En gamsız olanların bile yüreklerinde duygusuz olmayan noktalar bulunur. Yaşam ve ölümün birbiriyle aynı şakalar olduğunu düşünenler için bile şakası yapılamayacak konular vardır.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Gotik Edebiyat