Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Rusya Başkaldırı Güncesi
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2020 22:19
Spoiler İçerir! Sovyet devrimi öncesi yazdığı Ana romanı, İlk basımı 1906 yılında ABD’de kaleme alınmış, aynı yıl New York’ta yayımlanmıştır. Gorki romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam koşullarını öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz; burjuva-aristokrat sistemin karşısında en eylemli ve en ilerici güç haline gelmekte olan sosyalist hareketin ilk filizlerini de gösterir.Romanın başkişisi Pelageya Vlasova, gerçek bir Rus devrimcisinin yaşamından esinlenilerek çizilmiştir. Şöyle bir bakacak olursak kitabın genel havası sosyalizm ve annelik üzerine olguları yaratıyor. Annelik kavramını tam hissedemediğim duygulardan ibaret ve dışsal gözden baktığım kadarıyla yorumlayabilirim. Annemiz Nilovna Vlasova baş karakterlerden biridir. Kocasının onu dövmesi asla hayatı sorgulamadan yaşaması daha sonraki hayatında bunların farkına varması aslında hepimizin hayatındaki dönüm noktalarından ibaret veya onu görebilmekten geçer. Pavel ise oğlu, gençlik çağında yakalandığı sosyalizm ateşi, farkındalık. Bundan gerisi arkadaşlarıyla olan 1 Mayıs serüveninden ibarettir. Genel havayı soluduktan sonra bana hissettirdiğim duyguları ve önemden bahsedebiliriz. Asla bildiğiniz doğrulardan şaşmamız gerektiği. Belgeli ve gerçek olduğuna kanaat getirdiğiniz her şey hayatınız pahasına da olsa söylemekten kaçınmamak. Körü körüne inandığımız şeyler bizi biz yapamaz. Onlar başkalarının sizi kullanmak isteyenlerin doğruları. Fikir özgürlüğünüzün elinizden kayıp gitmesine izin vermemelisiniz. Sorgulamaktan, soruşturma yapmaktan karşılaştırma tartışma yapmaktan sizi kimse alıkoymamalı. Ne biliyorsanız anlatmalı, paylaşımcı olmalısınız. En büyük avantamız ise bu kitapların bize yansıttığı müthiş özellikler, şu devirde yasaklı kitaplar olmadan okuyabildiğimiz hayatlar ve hikayeler. Bu
Siyaset
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
10/10
·376 syf.··
2021 42. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2021 18:58
Bütün kitabın altını çizmek, her sayfasından paragraf, paragraf alıntı da bulunmak istedim. Kitabın konusuna, diline akıcılığına ve karakterlerin hepsine bayıldım. Olumsuz tek kelime dahi edemem. Yazarın okuduğum ilk kitabı Ana’ydı. Daha kitabı bitirmeden hemen yazarın diğer kitaplarını da sipariş verdim. Sabırsızlıkla bekliyorum
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2019 01:03
İnsan önce umut etmeli yaşamak için..bir ana düşünün tek kaygısı oğlu olan onu tüm kötülüklerden korumak isteyen, bir oğul düşünün amacı haksızlığı önlemek , yaşamak için mücadele etmek, adalet için kendini hiçe saymak olan bir Oğul... Bu mücale o kadar haklı ki tüm korkularına rağmen ana oğlunun yanında yer alıyor başta bilmiyor neden niçin ama sonra anlıyor ki her şey özgürce insanca yaşayabilmek için. Bu uğurda o da mücadele veriyor ve yaşamaya başlıyor.
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
Gorki - Ana
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Salgın yeni başlayıp,iş yerimiz kapanıp sokağa çıkma yasakları başladığında Nisan ayında okumuştum bu kitabı pandemideki ilk kitabım yani. Hatta bu yayının Mayıs 1978 tarihli 6.basımını okumuştum babamın kitaplığından buldum ve tahmin edeceğiniz gibi sapsarı sayfalardı ama böyle olması benim gibi "eski kitap romantiklerinin" bayılacağı bir durum çünkü daha sıcak geliyor o zaman size bu kitaplar :) Bu bazıları için gereksiz detaylı girizgahtan sonra kitaba dönecek olursak; spoiler vermeden ve aşırı detaya girmeden, tabi ki sosyalizmi "yüceleştiren" bir kitap ve bir Ana'nın oğlu ve onun arkadaşları ile birlikte bu uğurda verdiği mücadeleyi, yaşadıklarını,zorlukları ve acıları size her sayfada hissettirip yaşatıyor Gorki. Dönemin yozlaşmasını okudukça size bugün bile yabancı gelmeyen şeyler canlanıyor zihninizde... Biraz da sosyalizm sempatizminiz varsa (ki olmasa bile kitap için olumsuz bir durum yaratmaz bu) zaten dili ağır olmayan bir eser olduğu için su gibi okuyorsunuz. Gorki'nin yaşadığı dönemi, o yılları da göz önünde bulundurup okunursa daha anlaşılır olacağı kaanatindeyim. Saygılar..
1000Kitap Gerçek Okurlar
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2018 52. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2018 04:06
Günlerin alışılmış kirli havası içinde buhar gücüyle çalışan fabrikaların keskin düdüğü, işçi mahallelerin üstünde dumanlı kirli havayı parçalarcasına çınladığında, dinlenip de uykusunu alamamış yorgun insanlar, gri renkli küçük kulübelerden, üstlerine ışık çevrilip ürkütülmüş hamamböcekleri gibi dışarı fırlayıp, soğuk ve alacakaranlık yollarda, pencerelerinden parlayan sarı bir ışıkla şose yolu parlatan fabrikanın yüksek taş duvarlarına doğru yol alırlardı. .......
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
10/10
·376 syf.·
2018 5. kitabı
Hayatımda şu ana kadar okudum hala en iyi kitaptır.Bilmiyorum fakat bu kitabın bende etkisi galiba hala sürüyor işte karakter ağırlıklı kitapları ve dolayısıyla Rus edebiyatını bu yüzden çok seviyorum. Bu kitapta kendimden birşeyler buluyorum ama ne olduğunu bilmiyorum. Vicdan mı, kin mi, isyan mı yoksa içinde bastırdığım o iğrenç duygular mı bilmiyorum ama bu kitabı çok seviyorum
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
8/10
·376 syf.··
2019 16. kitabı
Daha çok sosyalizmi,sınıf mücadelesini ve köylüler ile işçilerin üst sınıfla savaşını, devrimi anlatan, üslubuyla o dönemi yaşıyormuş hissiyatı veren sizi kendi içine çeken güzel bir kitap.
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 22:43
20.yy başlarını ele alan bu sosyolist kitap hala günümüze perde tutmakta aradan geçen 100 yıllık insanlık adına çokta birşeylerin değişmediğini hatta değişmeyeceğini göstermekte,her ne kadar umutsuzluğa sürüklesede,doğru yolda atılan her adımın boşa olmayacağı da bir gerçektir!!! ***Biz sosyalistiz.Bu demektir ki,insanları farklılaştıran,birbirlerine düşman eden,bağdaşmaz çıkar rekabeti yaratan ve bu düşmanlığı örtbas etmeye veya haklı göstermeye çalışan ve de insanları,yalan,ikiyüzlülük ve kinlerle yozlaştıran yöntemlere karşıyız.İnsanı,yanlızca bir zenginleşme aracı sayan toplumu,insanlık dışı ve bizlere düşman sayıyoruz.Bu toplumun ikiyüzlü ahlakını,kendisine karşı çıkaran bireylere karşı gösterdiği gaddarlığı kabul edemeyiz.Böyle bir toplumun benimsediği törelere,insanları madden ve manen köleliğe götüren kurallarına karşı mücadele ediyoruz ve edeceğiz.Açgözlülük uğruna insanları ayıran yöntemlere aman vermeyeceğiz...
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
BOZUK DÜZENE BAŞKALDIRI
9/10
·376 syf.··
2025 78. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 22:06
Maksim Gorki’nin "Ana”sı, sadece bir roman değil, ezilenlerin yüzyıllardır süren sessiz çığlığının ete kemiğe bürünmüş hali. Kitap, başta hayattan umudunu kesmiş, kaderine boyun eğmiş, yoksulluğu ve şiddeti kabullenmiş bir annnin hikâyesiyle başlıyor. Kocası zalim, ev soğuk, hayat karanlık. Kadının tek yaptığı, dayak yememek ve akşamı etmek. Ama bir gün, oğlunun yüreğine düşen kıvılcım, onun içine de yavaş yavaş umut ve cesaret serpiyor. Pavel ve çevresindeki gençlerin başkaldırısı, annesinin gözünde sadece bir “delilik” gibi başlıyor. Çünkü yoksulların kaderi hep susmak, boyun eğmek, çalışmak ve ölmek sanılıyor. Ama o gençler, insanın yalnızca çalışmak ve ezilmek için yaratılmadığını haykırıyor. Fabrikaların dumanı altında, yoksulluğun paslı havsında, umutla büyüyen o sözler annenin kalbine işliyor. Ve işte o an, sessiz ve korkak kadın, halkın uyanışının bir parçasına dönüşüyor. Gorki’nin anlattığı dünya, bugünden bakınca bile yabancı gelmiyor. Fabrikalarda ömür tüketen işçiler, sırtına basılarak yükselen patronlar, korkuyla yaşayan halk… Bu karanlığın içinde parlayan tek şey, dayanışma. İnsanlar bir araya geldiğinde, korkular yavaş yavaş eriyor. “Ana”, işte bu sessizlikten direnişe geçişin hikâyesi. Ezilenlerin birbirine omuz verdiğinde, en güçlü zincirlerin bile kırılabileceğini gösteriyor. Bu roman, bir annenin dönüşüm hikâyesinden çok daha fazlası. O, tüm susturulmuşların, hor görülmüşlerin, emeği çalınmışların sesi. Bugün hâlâ dünyada adaletsizlik, yoksulluk ve sömürü devam ediyor. “Ana”yı okurken insanın aklına şu soru geliyor: Bu düzen gerçekten böyle mi devam etmeli? Gorki, satır aralarından bize fısıldıyor: “Hayır. Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez.” “Ana”, sadece bir roman değil, bir çağrı. Ezilenin başını kaldırdığı, korkunun yenildiği, umudun karanlığa
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · İtalik Yayınevi · 201034,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.