Raskolnikov! bu ismi yıllarca duymuş ancak kendisi ile çok geç tanıştım ne yazık ki. Başladığımdan beri her sayfayı çevirişimde keşke çok daha önce tanışsaydım dedim. Sanırım kitabı sindire sindire okuyuşum bu yüzden. Aslında genel olarak her insan standarttır doğar büyür ve ölür. Bu cümlede eşitlik var. Ancak gerçek hayatta bu yok maalesef. Benim ilk çıkarımım bu oldu. Ana kahramanımız en çok bu yüzden acı çektiriyor kendisine; yani hikaye burdan başlıyor. Ardından bunu takip eden şey doğrular ve yanlışlar. Herkesin bildiği bir yanlışı, herkes yaparsa bu doğru olarak algılanır toplum tarafından. Çünkü herkes yapmıştır. Ama kişinin kendi kafasında oluşturduğu doğru hiç kimse tarafından onaylanmaz.
Durmadan bir doğru arayışındayız. Çektiğimiz acılar hep bu yüzden. Sorgulamak acı çekmek değil midir?
Kitap her ne kadar yıllanmış olsa da okudukça kendisini görebiliyor insan. Çünkü sorun hep aynı. Hep bir arayış savaşma ve kaybetme durumu. Zaman değişse de bazı sebepler hep sabit.
Her okunduğunda farklı anlamlar çıkarılabilir bu eserden. Okumak için ertelenmeyi kesinlikle beklemeyen bir kitap.
Keyifli okumalar dilerim (: