Geçmişle geleceğin çekimi öyle güçlüdür ki şimdiki zaman ikisinin arasında ezilir. Ana babamızdan kalıtım yoluyla aldığımız ve davranışlarımızla yeniden sahneye çıkan kalıplar karşısında elimiz kolumuz bağlıdır. Bu yüke katlanılmaz.
Kimse doğru olduğunu hissetmediği bir şeye inanmaz. Ben de kendime inanmayı bırakabilseydim keşke. Geceleri uyuyorum, sabah uyandığımda yok olmayı umut ediyorum. Bu hiç olmuyor. Bir dizim önde, bir dizim kıvrık, dünyayı sırtımda taşıyorum.